Bir alacaklı, borçlusu hakkında ilamsız icra takibi başlatır. Borçlu, takibe süresi içinde itiraz eder ve takip durur. Bu noktada alacaklının önünde iki farklı yol açılır: itirazın iptali davası veya itirazın kaldırılması talebi. İkisi de itirazı ortadan kaldırıp takibin devamını sağlamayı amaçlar, ancak görüldüğü mahkeme, dayanabileceği deliller ve süreleri bakımından birbirinden tamamen farklıdır. Bu ikisinin karıştırılması, alacaklının yanlış yolu seçip zaman kaybetmesine yol açabilir.
Bu yazı genel haciz yoluyla ilamsız takipte itirazın giderilmesini ele alır. İtirazın iptali davasında görevli mahkeme alacağın doğduğu hukuki ilişkiye göre belirlenir; asliye hukuk veya asliye ticaret yanında iş, tüketici ya da kira uyuşmazlığında sulh hukuk mahkemesi görevli olabilir. İlgili uyuşmazlık türü için dava şartı arabuluculuk da kontrol edilmelidir. Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ayrı kurallara tabi bir ilamsız takip türüdür.
İtiraz Takibi Nasıl Durdurur
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrine borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. İtiraz, takip dosyasına gönderilebileceği gibi icra dairesine de yapılabilir. İtiraz üzerine takip kendiliğinden durur ve alacaklının bu itirazı ortadan kaldırması gerekir; aksi halde takibe devam edilemez.
İtirazın İptali Davası
İİK m.67 uyarınca alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir. Görevli mahkeme alacağın hukuki niteliğine göre belirlenir. İtirazın iptalinde alacağın varlığı genel ispat kurallarına göre incelenir. Tanık dahil delillerin kullanılabilmesi, senetle ispat zorunluluğu, senede karşı ispat yasağı ve bunların istisnaları gözetilerek belirlenir. Yargılama usulü görevli mahkemeye ve uyuşmazlığın türüne göre değişir. Dava kabul edilirse takip devam eder; icra inkâr ve kötüniyet tazminatının talep ve diğer koşulları ayrıca incelenir.
İtirazın Kaldırılması Yolu
Kaldırma başvurusu icra mahkemesinde, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı ay içinde yapılır. Kesin kaldırma için m.68’de belirtilen borç ikrarını içeren ve imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylanmış senet yahut yetkili makamın usulüne uygun belgesi aranır. Para borcu ikrarını içeren noter düzenleme senedinin ilam niteliğinde olup olmadığı ayrıca incelenir. Adi senette imza inkâr edilmişse koşullarıyla geçici kaldırma istenir; borçlunun m.69 kapsamındaki yedi günlük borçtan kurtulma davası ve yüzde on beş teminat koşulu ayrıca açıklanmalıdır.
İki Yol Arasındaki Farklar
| Kriter | İtirazın iptali | İtirazın kaldırılması |
|---|---|---|
| Mahkeme | Alacağın hukuki ilişkisine göre görevli mahkeme | İcra mahkemesi |
| Süre | İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl | İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 6 ay |
| Delil | Senetle ispat ve istisnaları dahil genel ispat kuralları | m.68–68/a kapsamındaki belgeler ve sınırlı inceleme |
| Usul | Görevli mahkeme ve uyuşmazlığa göre | Taraflar çağrılarak sınırlı inceleme; imza inkârında özel kurallar |
| Tazminat | m.67’deki icra inkâr / kötüniyet koşulları | m.68/sondaki esastan kabul veya ret ve talep koşulları |
Hangi Yol Ne Zaman Tercih Edilmeli
İtirazın kaldırılması taraflar çağrılarak ve ilgili usul hükümleri uygulanarak incelenir; özellikle imza itirazında tarafların dinlenmesi ve imza incelemesi önemlidir. Kesin kaldırma talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulünde borçlu, aynı nedenlerle reddinde alacaklı, karşı tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilebilir. İptal davasındaki icra inkâr ve kötüniyet tazminatının koşulları ayrı değerlendirilir.
Kaldırma talebinde bulunulmuş olması, süresi içinde itirazın iptali davası açılmasına tek başına engel değildir; mevcut kararın ve takibin durumu ayrıca gözetilir. Bir yıllık itirazın iptali süresi geçirilse de alacağın kendi zamanaşımı ve diğer koşulları içinde genel alacak davası açma hakkı saklıdır. Bu dava, itirazın iptali davasının takip ve tazminat sonuçlarıyla aynı değildir.
Süre Hesabında Dikkat Edilmesi Gereken Nokta
Her iki sürenin başlangıcı da itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihtir, itirazın borçlu tarafından icra dairesine bildirildiği tarih değil. Alacaklı, icra dosyasını takip ederek itirazın kendisine ne zaman tebliğ edildiğini netleştirmeli ve süre hesabını buna göre yapmalıdır. Altı aylık sürenin kaçırılması itirazın kaldırılması yolunu kapatır, ancak bir yıllık süre içindeyse itirazın iptali davası açma imkanı devam eder. Uygulamada alacaklılar, tebliğ tarihini icra dosyasından teyit etmeden süre hesabına giriştiklerinde, gerçekte tebliğden çok daha kısa bir süre kaldığını fark edebilir; bu nedenle itiraz bildirimi alınır alınmaz dosyanın tebliğ evrakının kontrol edilmesi önerilir.
Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile Karıştırılmamalı
Alacak bir bono, çek veya poliçeye (kambiyo senedine) dayanıyorsa, alacaklı genel haciz yolu yerine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunu tercih edebilir. Bu yolda itiraz süresi ve itirazın ileri sürülebileceği sebepler farklı kurallara tabidir; borçlunun itirazı icra mahkemesinde incelenir ve itiraz sebepleri sınırlıdır. Ticari alacaklarda hangi takip yolunun ve buna bağlı itiraz rejiminin uygulanacağı, alacağın dayandığı belgeye göre belirlenir; bu konu ticari işlemlerden doğan uyuşmazlıklarla iç içe geçtiği için ayrı bir değerlendirme gerektirir. Kambiyo senetlerine özgü haciz de ilamsız takibin özel bir türüdür.
Menfi Tespit ve İstirdat Davasıyla Karıştırılmamalı
İtirazın iptali ve itirazın kaldırılması, alacaklının itirazı ortadan kaldırmak için başvurduğu yollardır. Bunun tam tersi bir konumda borçlu da bulunabilir: borçlu, kendisine yönelik takibi haksız bulduğunda menfi tespit davası açarak borçlu olmadığının tespitini isteyebilir, ödeme yapmışsa istirdat davasıyla ödediği tutarın iadesini talep edebilir. Bu davalar, itirazın iptali ve kaldırılması yollarından farklı bir usule ve farklı bir tarafın (borçlunun) inisiyatifine bağlıdır; ikisi birbirinin yerine geçmez.
Sıkça Sorulan Sorular
Her iki yol aynı anda kullanılabilir mi? Kaldırma talebinde bulunulmuş olması, süresi içinde itirazın iptali davası açılmasına tek başına engel değildir; mevcut kararın ve takibin durumu ayrıca gözetilir.
İtirazın kaldırılması talebi reddedilirse itirazın iptali davası açılabilir mi? Evet, itirazın kaldırılması talebinin reddi, alacaklının bir yıllık süre içinde itirazın iptali davası açma hakkını kural olarak ortadan kaldırmaz; ancak bu konuda sürenin ne kadarının geçtiği somut dosyada ayrıca kontrol edilmelidir.
İtirazın kaldırılması yolunda tanık dinletilebilir mi? Hayır, icra mahkemesi bu yolda yalnızca kanunda sayılan belgeler üzerinden inceleme yapar; tanık beyanına dayalı bir inceleme bu usulde mümkün değildir.
Borçlu itiraz etmezse ne olur? Borçlu süresi içinde itiraz etmezse takip kesinleşir ve alacaklının itirazın iptali veya kaldırılması yollarına başvurmasına gerek kalmaz; icra takibine doğrudan devam edilir.
İtirazın kaldırılması talebinde icra mahkemesi duruşma açar mı? İtirazın kaldırılması taraflar çağrılarak ve ilgili usul hükümleri uygulanarak incelenir; özellikle imza itirazında tarafların dinlenmesi ve imza incelemesi önemlidir.
Kaynaklar
- İcra ve İflas Kanunu m. 67 (İtirazın iptali davası)
- İcra ve İflas Kanunu m. 68 ve 68/a (İtirazın kaldırılması)
- İcra ve İflas Kanunu m. 62 (İtiraz süresi ve şekli)
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosya kendi belgeleri üzerinden değerlendirilir. Uzmanlık alanı sayfası için İcra ve İflas Hukuku sayfasını, ticari alacaklardan doğan uyuşmazlıklar için Ticaret ve Şirketler Hukuku sayfasını inceleyebilirsiniz.
İlgili mevzuat ve karar bağlantıları
- 2004 sayılı Kanun, m.62, 67; 2004 sayılı Kanun, m.67; 2004 sayılı Kanun, m.38, 68, 68/a, 69; 2004 sayılı Kanun, m.18, 67–68/a
- 6100 sayılı Kanun, m.2, 4; 6100 sayılı Kanun, m.200–203
- 6325 sayılı Kanun, m.18/A–B
- 6502 sayılı Kanun, m.73
- 7036 sayılı Kanun, m.5
- Yargıtay: kaldırma başvurusu sürerken itirazın iptali davası
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olayınız için, belgeleriniz incelenmeden değerlendirme yapılamaz. Konunun bağlı olduğu çalışma alanı: İcra ve İflas Hukuku.
