Soruşturma aşaması
Soruşturma, yetkili makamların bir suç işlendiği izlenimini veren hâli öğrenmesi üzerine başlayan ve Cumhuriyet savcısı tarafından yürütülen evredir. Bu aşamada suç şüphesine ilişkin deliller toplanır, gerekli ifadeler alınır ve koşulları varsa koruma tedbirlerine başvurulur.
Şüpheli, soruşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir. İfade öncesinde kendisine müdafi seçme, müdafiin hukuki yardımından yararlanma ve ifade sırasında müdafi bulundurma hakkı bildirilir. Müdafi seçebilecek durumda olmayan ve bu haktan yararlanmak isteyen şüpheliye baro tarafından müdafi görevlendirilir; zorunlu müdafilik hâllerinde ise şüphelinin talebi aranmaksızın müdafi görevlendirilir.
Soruşturma sonunda Cumhuriyet savcısı, kamu davasının açılması için yeterli şüphe bulunması hâlinde iddianame düzenler; yeterli şüphe oluşturan delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâlinde ise kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verebilir. Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
Koruma tedbirleri
Gözaltı, tutuklama, adli kontrol, arama, el koyma ve yakalama; kişi hürriyetine doğrudan dokunan tedbirlerdir ve her biri ayrı itiraz yoluna tabidir. Tutuklama kararına karşı itiraz, CMK m.268 gereğince kararı veren mercie sunulur; incelemeyi kanunda gösterilen itiraz mercii yapar. Tutukluluğun devamına ilişkin kararlar da düzenli aralıklarla incelenir ve her incelemede tahliye talebinde bulunulabilir.
Kovuşturma aşaması
İddianamenin kabulüyle dava açılır ve dosya mahkemeye geçer. Bu aşamada savunma; delillerin tartışılması, tanıkların dinlenmesi, bilirkişi raporlarına itiraz ve hukuki nitelendirmenin doğruluğu üzerinden yürür. Suçun niteliğinin doğru belirlenmesi (örneğin bir eylemin dolandırıcılık mı güveni kötüye kullanma mı sayılacağı) çoğu zaman cezanın kendisinden daha belirleyicidir.
Kanunda kesin olduğu belirtilen hükümler saklı olmak üzere, ilk derece mahkemesi hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulabilir; bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı ise kanundaki koşulların bulunması hâlinde temyiz yolu açıktır. İstinaf ve temyiz başvuru süreleri, güncel düzenlemeye göre hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır.
Suçtan zarar gören taraf
Mağdur ve suçtan zarar görenler ceza muhakemesinde vekil yardımından yararlanabilir. Kanundaki şartlarla kamu davasına katılan taraf, yargılamaya ilişkin taleplerde bulunabilir, delillerin değerlendirilmesine katılabilir ve kanunun tanıdığı ölçüde hükme karşı kanun yollarına başvurabilir. Aynı olay nedeniyle hukuk davası da bulunması hâlinde ceza dosyasında ortaya çıkan deliller ve kesinleşen maddi olgular hukuk yargılamasında önem taşıyabilir. Bununla birlikte hukuk hâkiminin ceza yargılamasındaki kusur ve zarar değerlendirmesine bağlılığı Türk Borçlar Kanunu m.74 çerçevesinde sınırlıdır.
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi delil durumuna göre değerlendirilir.
Bu alanın altındaki başlıklar
Bu alanda en çok sorulanlar
İfadeye çağrıldım, avukatsız gitmem sorun olur mu?
Takipsizlik kararı verildi, yapabileceğim bir şey var mı?
Şikayetten vazgeçersem dava düşer mi?
Sorunuz burada yoksaİletişim






