ÇALIŞMA ALANI

Ceza Hukuku

Ceza soruşturmasının ilk aşamalarında verilen ifadeler, toplanan deliller ve uygulanan koruma tedbirleri yargılamanın sonraki aşamaları bakımından önem taşır. Şüpheli ve sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir.

Ceza muhakemesi, soruşturma ve kovuşturma olmak üzere iki temel evreden oluşur. Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir; ifade veya sorgu sırasında müdafiin hazır bulunmasını isteyebilir. Müdafi seçebilecek durumda olmayan ve müdafi yardımından yararlanmak istediğini bildiren şüpheli veya sanığa kanundaki koşullar çerçevesinde baro tarafından müdafi görevlendirilir. Mağdur ve suçtan zarar görenler ise kamu davasının açılmasından sonra, hüküm verilinceye kadar kanundaki şartlarla davaya katılabilir.

Soruşturma aşaması

Soruşturma, yetkili makamların bir suç işlendiği izlenimini veren hâli öğrenmesi üzerine başlayan ve Cumhuriyet savcısı tarafından yürütülen evredir. Bu aşamada suç şüphesine ilişkin deliller toplanır, gerekli ifadeler alınır ve koşulları varsa koruma tedbirlerine başvurulur.

Şüpheli, soruşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir. İfade öncesinde kendisine müdafi seçme, müdafiin hukuki yardımından yararlanma ve ifade sırasında müdafi bulundurma hakkı bildirilir. Müdafi seçebilecek durumda olmayan ve bu haktan yararlanmak isteyen şüpheliye baro tarafından müdafi görevlendirilir; zorunlu müdafilik hâllerinde ise şüphelinin talebi aranmaksızın müdafi görevlendirilir.

Soruşturma sonunda Cumhuriyet savcısı, kamu davasının açılması için yeterli şüphe bulunması hâlinde iddianame düzenler; yeterli şüphe oluşturan delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâlinde ise kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verebilir. Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

Koruma tedbirleri

Gözaltı, tutuklama, adli kontrol, arama, el koyma ve yakalama; kişi hürriyetine doğrudan dokunan tedbirlerdir ve her biri ayrı itiraz yoluna tabidir. Tutuklama kararına karşı itiraz, CMK m.268 gereğince kararı veren mercie sunulur; incelemeyi kanunda gösterilen itiraz mercii yapar. Tutukluluğun devamına ilişkin kararlar da düzenli aralıklarla incelenir ve her incelemede tahliye talebinde bulunulabilir.

Kovuşturma aşaması

İddianamenin kabulüyle dava açılır ve dosya mahkemeye geçer. Bu aşamada savunma; delillerin tartışılması, tanıkların dinlenmesi, bilirkişi raporlarına itiraz ve hukuki nitelendirmenin doğruluğu üzerinden yürür. Suçun niteliğinin doğru belirlenmesi (örneğin bir eylemin dolandırıcılık mı güveni kötüye kullanma mı sayılacağı) çoğu zaman cezanın kendisinden daha belirleyicidir.

Kanunda kesin olduğu belirtilen hükümler saklı olmak üzere, ilk derece mahkemesi hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulabilir; bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı ise kanundaki koşulların bulunması hâlinde temyiz yolu açıktır. İstinaf ve temyiz başvuru süreleri, güncel düzenlemeye göre hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır.

Suçtan zarar gören taraf

Mağdur ve suçtan zarar görenler ceza muhakemesinde vekil yardımından yararlanabilir. Kanundaki şartlarla kamu davasına katılan taraf, yargılamaya ilişkin taleplerde bulunabilir, delillerin değerlendirilmesine katılabilir ve kanunun tanıdığı ölçüde hükme karşı kanun yollarına başvurabilir. Aynı olay nedeniyle hukuk davası da bulunması hâlinde ceza dosyasında ortaya çıkan deliller ve kesinleşen maddi olgular hukuk yargılamasında önem taşıyabilir. Bununla birlikte hukuk hâkiminin ceza yargılamasındaki kusur ve zarar değerlendirmesine bağlılığı Türk Borçlar Kanunu m.74 çerçevesinde sınırlıdır.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi delil durumuna göre değerlendirilir.

BU BAŞLIK ALTINDAKİ KONULAR

Bu alanın altındaki başlıklar

SIKÇA SORULANLAR

Bu alanda en çok sorulanlar

İfadeye çağrıldım, avukatsız gitmem sorun olur mu?
İfade sırasında müdafi yardımından yararlanma hakkınız vardır. Müdafi seçebilecek durumda değilseniz ve müdafi yardımından yararlanmak istediğinizi bildirirseniz baro tarafından müdafi görevlendirilir; kanunda öngörülen zorunlu müdafilik hâllerinde ise talebiniz aranmaksızın müdafi atanır. İfade öncesinde isnat edilen fiilin ve dosyanın hukuki durumunun değerlendirilmesi savunma hakkının etkin kullanılması bakımından önemlidir.
Takipsizlik kararı verildi, yapabileceğim bir şey var mı?
Suçtan zarar gören sıfatıyla, kararın tebliğinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilirsiniz. İtiraz dilekçesinde, toplanmayan delillerin ve eksik bırakılan araştırmanın somut olarak gösterilmesi belirleyicidir.
Şikayetten vazgeçersem dava düşer mi?
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda, kanunda aksi düzenlenmedikçe şikâyetten vazgeçme kamu davasının düşmesine yol açabilir. Ancak vazgeçme, kural olarak bunu kabul etmeyen sanık hakkında sonuç doğurmaz. Resen soruşturulan suçlarda ise şikâyetten vazgeçilmesi kural olarak soruşturma veya kovuşturmayı sona erdirmez.

Sorunuz burada yoksaİletişim

BİLGİLENDİRME

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosya kendi belgeleri, tarihleri ve tarafları üzerinden değerlendirilir; buradaki genel açıklamalar somut olayınıza doğrudan uygulanamaz. Durumunuza özgü değerlendirme için ön görüşme talep edebilirsiniz.

Son güncelleme:

WhatsApp'tan yaz