Aşağıdaki cevaplar genel bilgilendirme amaçlıdır. Size özgü cevabı belgeleriniz görülmeden vermek doğru olmaz.
Çalışma biçimi
3 SORUİlk görüşme ücretli mi?
Ön görüşme yaklaşık yirmi dakika sürer; olayınızı dinler, hukuki bir yol bulunup bulunmadığını ve hangi belgelerin gerektiğini söyleriz.
Görüşmeye hangi belgelerle gelmeliyim?
Elinizde ne varsa onunla gelmeniz yeterlidir. Taşınmaz uyuşmazlıklarında tapu fotokopisi, varsa sözleşme ve ödeme belgeleri; miras dosyalarında veraset ilamı; iş dosyalarında bordro ve SGK hizmet dökümü işi hızlandırır. Eksik belgelerin nasıl temin edileceğini görüşmede birlikte planlarız.
İzmir dışındayım, uzaktan çalışabilir miyiz?
Evet. Görüşmeler video konferans veya telefonla yapılabilir, belgeler dijital olarak iletilebilir. Vekaletname, bulunduğunuz yerdeki herhangi bir noterden çıkarılabilir. Dosyanızın gelişmelerini müvekkil panelinden takip edebilirsiniz. Taşınmaz davaları, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülür; duruşmalara vekil olarak biz katılırız.
Ücret ve masraf
2 SORUVekalet ücreti nasıl belirleniyor?
Vekalet ücreti; dosyanın türü, tahmini süresi ve gerektirdiği çalışma dikkate alınarak, ilgili baronun asgari ücret tarifesi altında kalmamak üzere belirlenir. Ücret ve ödeme planı, iş kabul edilmeden önce yazılı olarak paylaşılır. Dosya masrafları (harç, bilirkişi, keşif, tebligat) vekalet ücretinden ayrıdır ve gerçekleştiği tutarda yansıtılır.
Ödemeyi kredi kartıyla yapabilir miyim?
Ödeme sayfasından havale ve EFT bilgilerine ulaşabilirsiniz. Kredi kartıyla ödeme altyapısı kurulum aşamasındadır; aktif olduğunda ödeme sayfasından ve müvekkil panelinden kullanılabilecektir.
Gizlilik
1 SORUGörüştüklerim gizli kalıyor mu?
Evet. Avukatın sır saklama yükümlülüğü, dosya kabul edilmese dahi ilk görüşmeden itibaren geçerlidir ve süresizdir. Paylaştığınız belgeler yalnızca dosyanızda görevli kişilerce görülür; müvekkil panelindeki belgelere erişim kayıt altına alınır.
Müvekkil paneli
1 SORUDosyamın durumunu nasıl takip edeceğim?
Müvekkil paneline verilen kullanıcı bilgileriyle giriş yaparak dosyanızın aşamasını, duruşma tarihlerini ve tarafımızca paylaşılan belgeleri görebilir, yeni belge yükleyebilir ve bize mesaj gönderebilirsiniz. Önemli gelişmeler ayrıca e-posta veya mesajla bildirilir.
Gayrimenkul ve İnşaat Hukuku
Gayrimenkul davası hangi şehirde açılır?
Taşınmazın aynına ilişkin davalarda yetki kesindir ve dava, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 12). Tarafların yerleşim yeri veya sözleşmede kararlaştırılan yetki bu kuralı değiştirmez. Bu nedenle İzmir'deki bir taşınmaz için İstanbul'da açılan dava, esasa girilmeden yetki yönünden reddedilir.
Hisseli arsa almak riskli mi?
Hisseli tapu tek başına bir sakatlık değildir, ancak alım öncesi üç şeyin araştırılması gerekir: paydaşlar arasında yazılı veya fiili bir taksim anlaşması bulunup bulunmadığı, taşınmaz üzerinde haciz veya ipotek kaydı olup olmadığı ve imar planında parselin hangi kullanıma ayrıldığı. Payı satın alan kişiye karşı diğer paydaşların önalım hakkını kullanma ihtimali de baştan hesaplanmalıdır.
Dava açmadan önce hangi belgeleri hazırlamalıyım?
Tapu kayıt örneği ve akit tablosu, varsa satış sözleşmesi veya kapora belgesi, ödeme dekontları, taşınmaza ilişkin yazışmalar, miras kaynaklı ise veraset ilamı, imar uyuşmazlıklarında imar durum belgesi. Belgelerin bir kısmı yalnızca vekaletname ile temin edilebilir; ilk görüşmede elinizde ne varsa onunla gelmeniz yeterlidir.
Taşınmaz davası ne kadar sürer?
Süre dosyanın türüne ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Keşif ve bilirkişi incelemesi gereken dosyalar, yalnız belge üzerinden görülen dosyalardan uzun sürer; istinaf ve temyiz aşamaları da eklenebilir. İlk görüşmede dosyanızın hangi aşamalardan geçeceğini ve her aşamanın tipik olarak ne kadar sürdüğünü yazılı olarak paylaşırız.
Tapu İptali ve Tescil Davası
Tapu iptali davası ne kadar sürer?
Süre; keşif, bilirkişi incelemesi, Adli Tıp raporu ve tanık sayısına göre değişir. Ehliyetsizlik iddiası içeren dosyalar, sağlık kayıtlarının toplanması ve Adli Tıp aşaması nedeniyle daha uzun sürer. Kesin bir süre söylemek doğru olmaz; ilk görüşmede dosyanızın hangi aşamalardan geçeceğini adım adım anlatıyoruz.
Tapuya tedbir konulabilir mi?
Evet. Dava açılırken veya dava açılmadan önce ihtiyati tedbir talep edilerek tapu kaydına şerh düşülmesi istenebilir. Şerh, taşınmazı sonradan edinen kişinin hukuki durumunu etkileyebildiği için dosyanın erken adımlarından biridir; etkisi tedbirin türüne ve somut duruma göre değişir. Mahkeme genellikle teminat karşılığında karar verir.
Devri yapan kişi vefat etmişse dava kime karşı açılır?
Dava, tapuda kayıtlı görünen mevcut malike karşı açılır. Devreden kişi vefat etmişse ve taşınmaz mirasçılara geçmişse, mirasçıların tamamına husumet yöneltilir. Miras kaynaklı devirlerde çoğu zaman muris muvazaası hukuki sebebi de birlikte ileri sürülür.
Tapu iptali davasında hangi deliller kullanılır?
Tapu kayıt örneği ve zincirdeki her devrin akit tablosu, banka kayıtları (bedelin gerçekten ödenip ödenmediği), devir tarihine yakın sağlık kayıtları (ehliyet tartışmalıysa), noter vekaletnamesi ve kapsamı, tanık beyanları ve gerektiğinde imza incelemesi. Muvazaa iddiasında tanıkla ispat mümkündür.
Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma)
Muris muvazaası davasında zamanaşımı var mı?
Hayır. Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası zamanaşımına ve hak düşürücü süreye tabi değildir, miras açıldıktan uzun yıllar sonra da açılabilir. Ancak taşınmaz üçüncü bir kişiye devredilmiş ve bu kişinin iyiniyetli kazanımı hukuken korunuyorsa, tapu iptali ve tescil talebi sonuç vermeyebilir. Bu nedenle taşınmazın sonraki devirleri davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Saklı payım yoksa dava açabilir miyim?
Evet. 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca muris muvazaası davasında saklı pay sahibi olma şartı aranmaz; mirasçı sıfatını taşıyan herkes miras payı oranında dava açabilir. Saklı pay şartı tenkis davası için gereklidir, muris muvazaası için değil.
Tapuda gösterilen bedel düşükse bu tek başına yeterli mi?
Tek başına kesin sonuç doğurmaz ama güçlü bir belirtidir. Mahkeme; ödemenin gerçekten yapılıp yapılmadığını, devralanın o tarihteki ödeme gücünü, taşınmazın kullanımının kimde kaldığını ve aile içi ilişkileri birlikte değerlendirir. Vergi değeri üzerinden düşük bedel gösterilmesi yaygın bir uygulama olduğu için tek başına muvazaa karinesi sayılmaz.
Hangi mirasçılar bu davayı açabilir?
1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca saklı pay sahibi olsun olmasın bütün mirasçılar dava açabilir. Mirasçılardan her biri kendi payı oranında talepte bulunur.
Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu)
Ortaklığın giderilmesi davasını tek bir paydaş açabilir mi?
Evet. Paydaşlardan herhangi biri, diğer paydaşların tamamını davalı göstererek davayı açabilir. Diğer paydaşların rızası aranmaz. Davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Eksik paydaş bulunması hâlinde taraf teşkili tamamlanmadan esasa ilişkin karar verilemez. Bu nedenle güncel tapu kaydı ve gerektiğinde mirasçılık belgesi üzerinden paydaşların eksiksiz belirlenmesi gerekir.
Satış kararı verilirse taşınmazı ben alabilir miyim?
Paydaşlar satış aşamasında artırmaya katılabilir. Bununla birlikte 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme uyarınca, taşınmazın bütün maliklerinin mülkiyeti miras yoluyla edinmiş olması ve mirasçılar dışında üçüncü bir malikin bulunmaması hâlinde birinci artırma yalnızca malik mirasçılar arasında yapılır. Bu özel durum dışında artırmaya katılım ve ihale koşulları İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre belirlenir.
Aynen taksim hangi hallerde mümkün olur?
Taşınmazın bölünmesi imar mevzuatına uygunsa, bölünen parçalar bağımsız olarak kullanılabiliyorsa ve bölünme önemli bir değer kaybına yol açmıyorsa aynen taksime karar verilebilir. Arsalarda asgari ifraz şartları ve yola cephe durumu belirleyicidir. Küçük bir arsanın çok sayıda paydaş arasında bölünmesi çoğu zaman mümkün olmaz.
Davayı tek başıma açabilir miyim?
Evet. Paydaşlardan herhangi biri tek başına dava açabilir, diğerlerinin onayı gerekmez. Dava diğer bütün paydaşlara karşı açılır; miras yoluyla gelen elbirliği mülkiyetinde tüm mirasçıların davada yer alması gerekir.
Önalım (Şufa) Davası
Satıştan haberim yoksa üç aylık süre işler mi?
Üç aylık süre, satışın alıcı veya satıcı tarafından noter aracılığıyla bildirilmesiyle başlar. Noter bildirimi yapılmamışsa satışın başka bir yolla öğrenilmesi üç aylık süreyi başlatmaz. Bununla birlikte güncel düzenlemeye göre satış tarihinden itibaren kural olarak bir yıllık üst hak düşürücü süre işler. 25 Aralık 2025 tarihinden önce yapılan satışlarda ise önceki iki yıllık süre uygulanmaya devam eder.
Önalım davasında bedeli önceden ödemem gerekir mi?
Davanın açılması sırasında önalım bedelinin peşinen yatırılması şart değildir. Mahkeme dava konusu payın rayiç bedelini belirledikten sonra, bu bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerinin nemalandırılmak üzere belirlenen yere yatırılması için kesin süre verir. Bu yükümlülüğün süresinde yerine getirilmemesi hâlinde davacı adına payın tesciline karar verilemez.
Paydaş payını akrabasına satarsa önalım hakkı doğar mı?
Satış, paydaş dışındaki bir kişiye yapılmışsa akrabalık bağı önalım hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak devir gerçekte bağış olup satış gibi gösterilmişse, bu kez muvazaa tartışması gündeme gelir ve dosyanın hukuki niteliği değişir.
Satışı sonradan öğrendim, süre işlemeye başladı mı?
Üç aylık süre, satışın noter aracılığıyla bildirilmesiyle başlar; satışın tapu kaydından, başka bir paydaştan veya farklı bir yolla öğrenilmesi bu süreyi tek başına başlatmaz. Bununla birlikte noter bildirimi yapılmasa dahi güncel düzenlemeye göre satış tarihinden itibaren bir yıllık üst hak düşürücü süre işler. 25 Aralık 2025 tarihinden önce yapılan satışlar bakımından eski iki yıllık süre uygulanır.
Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma
Kamulaştırma bedeli düşük gelirse ne yapabilirim?
Bilirkişi raporuna, kanunda öngörülen süre içinde gerekçeli olarak itiraz edilmelidir. İtirazın etkili olması için taşınmazın imar durumu, aynı bölgedeki emsal satışlar, arsa niteliğini destekleyen veriler ve varsa yapı ile ağaçların ayrı ayrı değerlendirilmesi gibi somut dayanaklar sunulmalıdır. Mahkeme gerekli görürse ek rapor veya yeni bilirkişi heyeti oluşturabilir.
İdare yıllardır kamulaştırmıyor ama arsamı da kullandırmıyor, ne yapabilirim?
Taşınmazın uygulama imar planında kamu hizmetine ayrılması ve uzun süre kamulaştırılmaması, mülkiyet hakkının hukuken kısıtlanması sonucunu doğurabilir. Böyle bir durumda öncelikle imar planı, kısıtlamanın süresi, sorumlu idare ve taşınmaza fiilen müdahale bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Başvuru ve dava yolu bu tespitlere ve yürürlükteki mevzuata göre değerlendirilir.
Kamulaştırma bedelini aldım, sonradan dava açabilir miyim?
2942 sayılı Kanun’un 8. maddesindeki satın alma usulü kapsamında idare ile bedel üzerinde anlaşma sağlanarak anlaşma tutanağı imzalanmış ve işlem tamamlanmışsa, bu şekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davası açılamaz. Buna karşılık bedelin mahkemece tespit edildiği bir yargılama sonucunda ödenmesi hâlinde kanun yolu imkânları ayrıca değerlendirilir.
Kamulaştırma bedeli düşük geldi, ne yapabilirim?
Bedel tespiti davasında bilirkişi raporuna karşı itiraz edilir ve gerekçeleri gösterilerek yeni bilirkişi incelemesi istenebilir. En sık itiraz konuları taşınmazın imar durumunun yanlış esas alınması, karşılaştırılan emsallerin uygun olmaması ve üzerindeki yapı, ağaç ve ürünün eksik değerlendirilmesidir.
İmar Hukuku ve Plan İtirazları
İmar planı değişikliğinden nasıl haberdar olurum?
İmar planları ve plan değişiklikleri ilgili idarenin ilan yerlerinde ve internet sayfasında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Plan değişikliklerine ilişkin askı bilgisi ayrıca ilgili muhtarlıkta duyurulur ve değişiklik alanında kanunda öngörülen şekilde bilgilendirme yapılır. Kural olarak maliklere ayrıca bireysel tebligat yapılmadığından ilgili idarenin plan ilanlarının takip edilmesi önemlidir.
Yapı tatil tutanağı düzenlendi, inşaat durdu. Ne yapmalıyım?
Yapı tatil tutanağı bir idari işlemdir ve dava süresi işlemeye başlar. Öncelikle tutanakta belirtilen aykırılığın gerçekten mevcut olup olmadığı, ruhsat ve eklerine göre değerlendirilir. Aykırılık giderilebilir nitelikteyse süresi içinde giderilmesi, giderilemiyorsa işleme karşı yürütmenin durdurulması talepli iptal davası açılması gündeme gelir. Yıkım kararı uygulandıktan sonra alınan iptal kararı yapıyı geri getirmez, bu yüzden hız belirleyicidir.
İmar planı askıya çıktı, ne yapmalıyım?
Plan bir ay süreyle ilan edilir ve bu süre içinde yetkili idareye yazılı itirazda bulunulabilir. Askı süresi içinde itiraz etmek dava açmanın zorunlu ön şartı değildir. İtiraz yapılması hâlinde ise dava açma süresi, idarenin verdiği cevap veya İYUK m.11 uyarınca oluşan zımni ret tarihi dikkate alınarak hesaplanır. Bu nedenle askı, itiraz ve cevap tarihleri birlikte değerlendirilmelidir.
Yapı tatil tutanağı düzenlendi, ne olur?
Yapı tatil tutanağının yapı yerine asılmasıyla yapı mühürlenerek inşaat durdurulur ve tutanak yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Yapı sahibi, kural olarak bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapıyı ruhsata uygun hâle getirerek veya ruhsat alarak mührün kaldırılmasını isteyebilir. Ancak idare aykırılığın ruhsata bağlanamayacağını veya giderilemeyeceğini tespit ederse bir aylık süre beklenmeden de yıkım süreci işletilebilir. İmar mevzuatına aykırılık nedeniyle 3194 sayılı Kanun’un 42. maddesi kapsamında ayrıca idari para cezası uygulanması da gündeme gelebilir.
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi
Müteahhit daireleri geç teslim etti, ne isteyebilirim?
Yüklenicinin temerrüt koşullarının oluşması hâlinde, sözleşmede kararlaştırılan gecikme tazminatı veya cezai şart sözleşme hükümlerine göre talep edilebilir. Sözleşmede özel bir düzenleme bulunmasa da gecikmeden doğan zararın, koşulları varsa emsal kira geliri üzerinden tazmini istenebilir. Hesaplanacak dönem ile cezai şart ve gecikme zararının birlikte talep edilip edilemeyeceği sözleşme hükümlerine ve somut olayın özelliklerine göre belirlenir.
Sözleşmemiz noterde değil, adi yazılı. Geçerli mi?
Arsa payı devri taahhüdü içeren sözleşmeler resmi şekilde, noterde düzenleme şeklinde yapılmalıdır; adi yazılı sözleşme kural olarak geçersizdir. Ancak inşaat büyük ölçüde tamamlanmış ve taraflar sözleşmeye uzun süre uygun davranmışsa, geçersizliğin ileri sürülmesi dürüstlük kuralına aykırı bulunabilir. Bu değerlendirme dosyaya özgüdür ve baştan güvenilecek bir durum değildir.
Dairemde imalat kusuru var, ne yapmalıyım?
Eserin incelenmesi ve ayıbın yükleniciye zamanında bildirilmesi önemlidir; gizli ayıplar ortaya çıktığında gecikmeden bildirilmelidir (TBK m.474–477). Mevcut durum fotoğraf, tutanak ve gerektiğinde mahkemeden delil tespitiyle belgelenebilir. Delil tespiti her talep için zorunlu ön aşama değildir. Somut koşullara göre onarım, bedel indirimi veya sözleşmeden dönme ve kusur varsa tazminat hakları değerlendirilir (TBK m.475); taşınmaz üzerindeki eserlerde dönmenin özel sınırları saklıdır.
Sözleşme noterde değilse ne olur?
Tapuda pay devri taahhüdü içerdiği için sözleşme, noterde düzenleme şeklinde yapılmalıdır; adi yazılı sözleşme kural olarak geçersizdir. Buna karşılık edimlerin önemli ölçüde yerine getirildiği hallerde geçersizliğin ileri sürülmesi dürüstlük kuralına aykırı sayılabilmektedir.
Ecrimisil ve El Atmanın Önlenmesi
Ecrimisil kaç yıl geriye dönük istenebilir?
Ecrimisil alacağı beş yıllık zamanaşımına tabidir ve zamanaşımı dava tarihinden geriye doğru hesaplanır. Ancak bu durum her olayda otomatik olarak son beş yılın tamamı için ecrimisil istenebileceği anlamına gelmez. Talep edilebilecek dönem, haksız ve kötüniyetli kullanımın ne zaman başladığına ve paydaşlar arasındaki uyuşmazlıklarda intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğine göre belirlenir.
Kardeşim ortak tarlayı tek başına ekiyor, ondan bedel isteyebilir miyim?
Paydaşlar arasındaki ecrimisil taleplerinde kural olarak intifadan men koşulu aranır. Bununla birlikte tarla, bağ ve bahçe gibi doğal ürün veren taşınmazlar bakımından Yargıtay uygulamasında intifadan men koşulunun aranmadığı hâller bulunmaktadır. Bu nedenle ortak tarım arazisinin tek başına kullanılması durumunda, taşınmazın niteliği, elde edilen ürün veya gelir ve tarafların önceki kullanım biçimi birlikte değerlendirilmelidir.
Ecrimisil bedeli nasıl belirlenir?
Taşınmazın niteliğine göre emsal kira bedeli ya da tarımsal gelir esas alınarak bilirkişi tarafından hesaplanır. Taşınmazın konumu, yüzölçümü, kullanım biçimi ve dönem içindeki rayiç değişimleri dikkate alınır.
Paydaşımdan ecrimisil isteyebilir miyim?
Kural olarak önce kullanım iradenizi karşı tarafa bildirmiş ve buna rağmen kullanımdan mahrum kalmış olmanız gerekir. Bildirim noter ihtarnamesiyle yapılabilir; intifadan men koşulu aranmayan istisnai haller de vardır.
Arsa Geliştirme
Tarla vasıflı taşınmazım imar planına girdi, hemen inşaat yapabilir miyim?
Hayır; planın kapsamına girmek taşınmazı kendiliğinden imar parseline dönüştürmez. İfraz, yola terk veya 3194 sayılı İmar Kanunu m. 18 uygulaması tamamlanıp imar parseli oluşmadan yapı ruhsatı alınamaz. Hangi işlemin gerekeceği, belediyeden alınacak imar durum belgesi ve plan notları incelenerek netleşir.
DOP kesintisi nedir, arsamın ne kadarı kesilebilir?
Düzenleme ortaklık payı (DOP), 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi kapsamında düzenleme alanındaki umumi ve kamu hizmet alanlarının oluşturulması amacıyla düzenlemeye giren taşınmazlardan yapılan kesintidir. DOP, düzenlemeye tabi taşınmazın düzenlemeden önceki yüzölçümünün yüzde kırk beşini geçemez. Daha önce DOP’a konu alanlar için yapılmış terk, bağış veya kesintilerin yeni uygulamada nasıl dikkate alınacağı mevzuattaki özel hükümlere göre belirlenir. DOP hesabı veya parselasyon işleminin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa idari yargıda iptal davası gündeme gelebilir.
Arsa alımından önce hukuki inceleme neleri kapsar?
Tapu kaydındaki şerh, haciz ve ipotekler; akit tablosu; kadastro paftası; imar durum belgesi ve plan notları; askıda plan değişikliği olup olmadığı; hisseli tapuda paydaş yapısı ve taksim durumu. Sonuç yazılı bir rapora bağlanır; alım kararı, kapora ve sözleşme bu rapora göre şekillenir.
Hisseli arsada payları toplayarak proje geliştirmek mümkün mü?
Mümkündür; ancak payların hangi hukuki işlemle ve kimden kime devredildiği önem taşır. Yasal önalım hakkı, bir paydaşın taşınmazdaki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde diğer paydaşlar bakımından gündeme gelir. Bu nedenle payların toplanması sürecinde satışların tarafları, mevcut fiili kullanım düzeni, önalım hakkından vazgeçme veya feragat beyanları ve anlaşmayan paydaşların durumu birlikte değerlendirilmelidir.
Ceza Hukuku
İfadeye çağrıldım, avukatsız gitmem sorun olur mu?
İfade sırasında müdafi yardımından yararlanma hakkınız vardır. Müdafi seçebilecek durumda değilseniz ve müdafi yardımından yararlanmak istediğinizi bildirirseniz baro tarafından müdafi görevlendirilir; kanunda öngörülen zorunlu müdafilik hâllerinde ise talebiniz aranmaksızın müdafi atanır. İfade öncesinde isnat edilen fiilin ve dosyanın hukuki durumunun değerlendirilmesi savunma hakkının etkin kullanılması bakımından önemlidir.
Takipsizlik kararı verildi, yapabileceğim bir şey var mı?
Suçtan zarar gören sıfatıyla, kararın tebliğinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilirsiniz. İtiraz dilekçesinde, toplanmayan delillerin ve eksik bırakılan araştırmanın somut olarak gösterilmesi belirleyicidir.
Şikayetten vazgeçersem dava düşer mi?
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda, kanunda aksi düzenlenmedikçe şikâyetten vazgeçme kamu davasının düşmesine yol açabilir. Ancak vazgeçme, kural olarak bunu kabul etmeyen sanık hakkında sonuç doğurmaz. Resen soruşturulan suçlarda ise şikâyetten vazgeçilmesi kural olarak soruşturma veya kovuşturmayı sona erdirmez.
İş Hukuku
İşten çıkarıldım, ne kadar sürem var?
İşe iade talebiniz varsa, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmanız gerekir; bu süre hak düşürücüdür. Yalnızca kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacaklarını talep edecekseniz zamanaşımı süresi daha uzundur, ancak delillerin taze olması bakımından erken başvuru her zaman lehinizedir.
İstifa edersem kıdem tazminatı alabilir miyim?
Kural olarak istifa halinde kıdem tazminatı doğmaz. Ancak ücretin ödenmemesi, sigorta priminin eksik yatırılması, mobbing veya çalışma koşullarının esaslı şekilde değiştirilmesi gibi haklı nedenlerle yapılan fesihlerde kıdem tazminatı talep edilebilir. Bu durumda fesih bildiriminin haklı nedeni açıkça belirtmesi ve delillendirilmesi önemlidir.
İşe iade davası için hangi şartlar aranıyor?
Belirsiz süreli iş sözleşmesi, kural olarak en az altı aylık kıdem ve aynı işverenin aynı işkolundaki işyerlerinde toplam en az otuz işçi koşulları aranır. Yeraltı işlerinde altı aylık kıdem şartı yoktur. İş Kanunu m.18 kapsamı dışında kalan işveren vekilleri ayrıca değerlendirilir. İş güvencesi kapsamındaki işçi, geçersiz olduğunu ileri sürdüğü fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalı; anlaşma sağlanamazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde dava açmalıdır.
Kıdem tazminatına hangi hallerde hak kazanılır?
En az bir yıllık kıdemi olan işçinin sözleşmesinin işveren tarafından 4857 sayılı Kanun m.25/II dışındaki bir sebeple sona erdirilmesi veya işçinin m.24 kapsamında haklı feshi kıdem tazminatı hakkı doğurabilir. Muvazzaf askerlik, kanuni emeklilik koşulları, kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde feshi ve işçinin ölümü de 1475 sayılı Kanun m.14 kapsamında değerlendirilir. İşverenin her haklı feshi kıdem tazminatını ortadan kaldırmaz; fesih nedeni ve diğer şartlar birlikte incelenir.
Aile ve Miras Hukuku
Ev eşimin üzerine kayıtlı, hakkım var mı?
Tapunun kimin adına kayıtlı olduğu tek başına belirleyici değildir. Edinilmiş mallara katılma rejiminde, edinilmiş malların borçları çıkarıldıktan sonraki artık değeri üzerinden katılma alacağı doğabilir. Miras, bağış, evlilik öncesi mallar ve kişisel mal yerine geçen değerler gibi istisnalar vardır (TMK m.220). Kredi ödemelerinde paranın kaynağına göre denkleştirme, değer artış payı ve katılma alacağı ayrı hesaplanır. Tasfiye boşanma sürerken ayrı davada istenebilir; karar için boşanmanın kesinleşmesi beklenir.
Mirası reddetmek için ne kadar sürem var?
Süre üç aydır. Yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten, atanmış mirasçılar için vasiyetnamenin bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Ret beyanı sulh hukuk mahkemesine yapılır; süre hak düşürücüdür.
Babam evi kardeşime devretmiş, ne yapabilirim?
Devrin gerçekte bağış olup satış gibi gösterildiğini düşünüyorsanız muris muvazaası, geçerli bir kazandırma söz konusuysa ve saklı payınız zedelenmişse tenkis davası gündeme gelir. İkisinin şartları ve süreleri farklıdır; hangisinin uygulanacağı tapu kaydı, akit tablosu ve ödeme belgeleri incelendikten sonra belirlenir.
Anlaşmalı boşanma için hangi şartlar gerekiyor?
Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya birinin davasını diğerinin kabul etmesi ve hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerini serbestçe açıkladığına kanaat getirmesi gerekir. Mali sonuçlar ve varsa çocukların durumu hakkındaki düzenleme hâkim tarafından uygun bulunmalıdır.
Ticaret ve Şirketler Hukuku
Ticari davada arabuluculuk zorunlu mu?
TTK m.5/A kapsamındaki konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, kanuni istisnalar saklı kalmak üzere, dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Bu kapsamda arabulucuya başvurulmadan açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. İhtiyati haciz gibi geçici hukuki koruma talepleri ayrıca değerlendirilebilir.
Ortağım şirketi tek başına yönetiyor, ne yapabilirim?
Öncelikle bilgi alma ve inceleme hakkınızı kullanarak şirket kayıtlarına erişim talep edilir. Genel kurul kararlarında hukuka aykırılık varsa süresi içinde iptal davası, ortaklığın sürdürülmesi çekilmez hale gelmişse haklı sebeple fesih veya çıkma yolları değerlendirilir. Hangi yolun uygun olduğu, esas sözleşme ve pay yapısı incelenerek belirlenir.
Genel kurul kararının iptali için süre nedir?
Türk Ticaret Kanunu m. 445'e göre iptal davası, karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır. Süre hak düşürücüdür.
İcra ve İflas Hukuku
İcra takibine itiraz süresi kaç gün?
İlamsız takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün, kambiyo senetlerine özgü takipte beş gündür. Kambiyo takibinde itiraz kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz; durdurulması için icra mahkemesinden karar alınması gerekir. Süreler tebliğ tarihinden itibaren işlediği için tebligatın ne zaman yapıldığı belirleyicidir.
Maaşımın tamamına haciz konabilir mi?
Hayır. Maaş üzerindeki haciz kesintisi kanunen sınırlıdır ve maaşın tamamı haczedilemez. Nafaka alacakları bu sınırlamadan farklı bir rejime tabidir. Kesinti oranının doğru uygulanmadığı hallerde icra dairesine ve icra mahkemesine başvurulabilir.
İtirazın iptali ile itirazın kaldırılması arasındaki fark ne?
İtirazın kaldırılması icra mahkemesinden kanunda sayılan belgelere dayanılarak, kural olarak itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde istenir. İtirazın iptali ise itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde görevli genel mahkemede açılan davadır; HMK’daki genel ispat kuralları, senetle ispat zorunluluğu ve istisnaları uygulanır. Şartları ve talep varsa icra inkâr tazminatına hükmedilebilir.
İcra inkar tazminatı nedir?
İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksız bulunması ve alacağın likit olması gibi koşullarla, alacaklının talebi üzerine hükmedilen tazminattır. İİK m.67 uyarınca kabul edilen ve tazminata esas alınan alacağın yüzde yirmisinden az olamaz; mahkeme kendiliğinden hükmetmez. Davanın reddinde borçlu lehine kötü niyet tazminatı ise ayrı koşullara tabidir.
İdare Hukuku
İdari işleme karşı dava açma süresi ne kadar?
Özel kanunlarda ayrı süre öngörülmeyen hallerde idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür ve tebliğ tarihini izleyen günden itibaren işler (2577 sayılı İYUK m. 7). Kamulaştırma gibi bazı işlemlerde özel kanunlar daha kısa süre öngörür. Süre hak düşürücüdür; bu yüzden ilk iş, tebliğ tarihini gösteren belgenin tespitidir.
Dava açmadan önce idareye başvurmak zorunlu mu?
İdari işlemlerde, özel bir zorunlu başvuru yolu yoksa dava öncesi başvuru kural olarak isteğe bağlıdır. Dava açma süresi içinde yapılan İYUK m.11 başvurusu süreyi durdurur; m.20/A ve m.20/B usullerinde m.11 uygulanmaz. İdari eylemden doğan zararlarda m.13 kapsamındaki ön başvuru ve istisnaları; kamu ihalelerinde ise işlem türüne göre şikâyet ve itirazen şikâyet koşulları ayrıca değerlendirilir.
Dava açınca işlemin uygulanması durur mu?
Hayır, dava açılması işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması ayrıca talep edilir ve İYUK m. 27 uyarınca işlemin açıkça hukuka aykırı olması ile telafisi güç veya imkânsız zararın doğması koşullarının birlikte gerçekleşmesi aranır. Yıkım, mühürleme ve faaliyet durdurma gibi işlemlerde bu talep dosyanın ilk adımıdır.
İdari para cezasına nereye itiraz edilir?
Genel başvuru yolu, kararın tebliği veya tefhiminden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine başvurudur (5326 sayılı Kanun m.27). Özel kanundaki görev hükümleri ve aynı işlem kapsamında idari yargının görevine giren başka bir kararın da bulunması gibi istisnalar saklıdır. Görevli merci ve süre, cezanın dayanak kanunu ve birlikte tesis edilen işlemler incelenerek belirlenir.
Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma
Anlaşmalı boşanma hangi şartlarda mümkündür?
Evliliğin en az bir yıl sürmesi, eşlerin birlikte başvurması veya birinin diğerinin davasını kabul etmesi gerekir. Hâkim eşleri bizzat dinlemeli, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmeli, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulmalıdır (TMK m. 166/3). Hâkimin önerdiği değişikliklerin taraflarca kabulü gerekir. Mal rejimi tasfiyesi ve ziynet gibi bağımsız taleplerin mutlaka protokolde çözümlenmesi zorunlu değildir; bu haklar saklı tutulabilir.
Eşim boşanmak istemiyor, dava yine de sonuçlanır mı?
Bir eşin boşanmayı istememesi tek başına davayı engellemez; kanuni boşanma sebebi delillerle değerlendirilir. TMK m. 166/1-2 kapsamında kusur ve davalının itirazı önem taşır. İtiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ile çocuklar için korunmaya değer yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir. Önceki boşanma davasının reddi kesinleştikten sonra bir yıl geçmiş ve ortak hayat yeniden kurulamamışsa eşlerden birinin istemiyle TMK m. 166/4 uygulanabilir; eski üç yıllık süre artık geçerli değildir.
Karar kesinleşmeden eşim anlaşmadan vazgeçerse ne olur?
Anlaşmalı boşanma kararı kesinleşene kadar taraflardan her biri anlaşmadan dönebilir; bu durumda dava çekişmeli boşanma olarak devam eder ve boşanma sebebi ile kusurun delillerle ispatı gerekir. Protokoldeki kabuller çekişmeli aşamada tek başına delil olarak kullanılamaz. Bu ihtimal, protokol hazırlanırken delil durumunun da değerlendirilmesini gerektirir.
Boşanma davası hangi mahkemede ve nerede açılır?
Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görev yapar. Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). Boşanma davaları dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir; dava doğrudan açılır.
Bankacılık ve Finans Hukuku
Şirket kredisine kefil oldum, sorumluluğum neyle sınırlı?
Sorumluluk kefaletin geçerli olarak kurulduğu azami miktarla sınırlıdır. Azami tutar ve tarih; müteselsil kefalette bu sıfat veya aynı anlama gelen ifade kefilin el yazısıyla belirtilmelidir (TBK m. 583). Müteselsil kefile asıl borçlu takip edilmeden başvurulabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açık ödeme güçsüzlüğü gibi m. 586 koşulları aranır; rehinlere ilişkin özel kurallar da saklıdır. Metnin aslı, eş rızası istisnaları ve borcun muacceliyeti birlikte incelenmelidir.
Eşimin rızası olmadan kefil olabilir miyim?
Kural olarak hayır; TBK m. 584 uyarınca kefalet için eşin en geç sözleşmenin kurulması anında verilmiş yazılı rızası gerekir. Ticaret siciline kayıtlı işletmeyle ilgili bazı kefaletler bu kuraldan istisna tutulmuştur. Rıza şartına aykırılık kefaletin geçerliliğini etkilediği için bankalar imza aşamasında eş rızasını arar.
Banka hesabı kat etti, ihtarname geldi, ne yapmalıyım?
İhtarnamede tanınan süre içinde bankayla yazılı olarak iletişime geçilmesi ve yeniden yapılandırma talebinin kayda geçirilmesi ilk adımdır. Bu aşamada borcun hesabı da denetlenir: faiz oranı, temerrüt faizi ve yansıtılan ücretler sözleşmeyle karşılaştırılır. Takip başlarsa itiraz süreleri kısadır ve takibin türüne göre değişir; ihtarnameyi bekletmeden değerlendirmek gerekir.
Banka yapılandırmayı kabul etmek zorunda mı?
Kural olarak hayır; yeniden yapılandırma bir sözleşme görüşmesidir ve banka teklifi kabul etmek zorunda değildir. Görüşmede ödeme planı kadar teminatların akıbeti de konuşulmalıdır: mevcut ipotek ve kefaletlerin yeni plana taşınıp taşınmayacağı protokole açıkça yazılmalıdır. Sözlü mutabakata dayanarak ödeme yapmak, uyuşmazlık halinde ispat sorunu doğurur.
Birleşme ve Devralmalar
Hisse devri ile malvarlığı devri arasındaki fark nedir?
Hisse devrinde şirketin payları el değiştirir; şirket, borçları, sözleşmeleri ve davalarıyla birlikte olduğu gibi devam eder. Malvarlığı devrinde makine, marka, taşınmaz gibi varlıklar seçilerek devralınır; işletme bütün olarak devralınıyorsa 6098 sayılı TBK m. 202 uyarınca borçlardan sorumluluk yine gündeme gelir. Hangi yolun uygun olduğu; borç riski, vergi yükü ve gereken onaylar birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Limited şirkette pay devri nasıl yapılır?
Pay devri yazılı bir devir sözleşmesiyle yapılır ve tarafların imzalarının noterde onaylanması gerekir (6102 sayılı TTK m. 595). Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse devir için genel kurul onayı da aranır. Devir pay defterine işlenir ve ticaret siciline bildirilir; bu adımlardan birinin atlanması devri ileride tartışmalı hale getirir.
Anonim şirkette pay devri için noter gerekir mi?
Kural olarak noter şartı yoktur; ancak payın türüne ve senede bağlanıp bağlanmadığına göre devir usulü değişir. Nama yazılı pay senetlerinde ciro ve zilyetliğin devri; senetsiz paylarda ilgili yazılı devir usulü değerlendirilir. Kanuni ve esas sözleşmesel sınırlamalar ile şirket onayı gerektiren hâller ayrıca kontrol edilir. Hamiline yazılı pay senetlerinde teslim yanında MKK bildirimi şirket ve üçüncü kişiler bakımından önem taşır.
Hukuki inceleme (due diligence) yapılmadan devir olur mu?
Hukuken mümkündür, ancak alıcı için ciddi risk taşır. Hisse devrinde şirketin bilinmeyen borçları ve davaları da fiilen alıcının sorununa dönüşür; inceleme yapılmadığında bu riskler ne bedele yansıtılabilir ne de sözleşmede güvenceye bağlanabilir. İncelemenin kapsamı şirketin büyüklüğüne göre daraltılıp genişletilebilir; hiç yapılmaması ile arasındaki fark büyüktür.
Ekonomik Suçlar ve Malvarlığına Karşı Suçlar
Borcunu ödemeyen kişiyi dolandırıcılıktan şikayet edebilir miyim?
Şikâyet yapılabilir; ancak borcun ödenmemesi tek başına dolandırıcılık değildir. Hileli davranışlarla kişinin aldatılması ve bunun sonucunda onun veya başkasının zararına yarar sağlanması gerekir (TCK m. 157). Sözleşmeden sonra ortaya çıkan sıradan ödeme güçlüğü kural olarak hukuk uyuşmazlığıdır. Sahte belge veya gerçek dışı beyan gibi somut olguların, aldatma ve yarar sağlama arasındaki bağlantıyla birlikte incelenmesi gerekir.
Zararı ödersem ceza almaz mıyım?
TCK m. 168 kapsamındaki suçlarda, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek zararı tamamen gidermesi belirli koşullarla ceza indirimi sağlar: kovuşturma başlamadan önce üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce yarısına kadar. Kısmi giderimde mağdurun rızası da gerekir. Ödeme tek başına cezasızlık garantisi değildir. Uzlaştırma kapsamı CMK m. 253’teki liste ve istisnalara göre belirlenir. Uzlaşma ediminin bir defada yerine getirilmesi soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı, kovuşturmada düşme sonucunu doğurur; vadeli veya taksitli edimlerde farklı usul uygulanır.
Şirket çalışanı tahsil ettiği parayı teslim etmedi, hangi suç söz konusu?
Zimmet suçu kamu görevlileri için düzenlenmiştir; özel sektörde çalışana görevi nedeniyle teslim edilen paranın kendisine mal edilmesi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK m. 155/2) kapsamında değerlendirilir. Banka çalışanları için 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nda ayrı zimmet düzenlemesi vardır. Nitelendirme, tahsilat yetkisinin bulunup bulunmadığına ve paranın hangi aşamada alındığına göre değişir.
Banka hesabıma ve taşınmazıma el konuldu, ne yapılabilir?
Hâkim veya mahkemenin el koyma kararına karşı kanundaki usulle itiraz edilebilir; genel süre kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır (CMK m. 267-268). Suçla bağlantı, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe, kanuni kapsam ve ölçülülük incelenir. Banka hesabının CMK m. 128/A kapsamında askıya alınması farklı bir işlemdir; kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurulur. El koymaya artık ihtiyaç kalmadığında veya müsadere koşulları bulunmadığında iade istenebilir (CMK m. 131); beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı her eşya bakımından otomatik iade anlamına gelmez.
Haciz ve İstihkak Davası
Eve haciz geldiğinde hangi eşyalar alınamaz?
Para, altın, değerli taş, antika ve süs eşyası gibi kıymetli şeyler dışında, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerinin kişisel eşyası ile ortak kullanımdaki ev eşyası korunur (İİK m. 82). Meslek eşyasına ilişkin koruma, ekonomik faaliyetin sermayeden çok bedenî çalışmaya dayanması gibi kanuni koşullara bağlıdır. Konutta haciz için İİK m. 79/a’daki mahkeme onayı usulü de uygulanır. Haczedilmezlik şikâyetinin süresi ve başlangıcı somut hacze göre kontrol edilmelidir.
Emekli aylığına haciz konulabilir mi?
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan emekli aylıkları, borçlunun rızası olmadıkça haczedilemez (5510 sayılı Kanun m. 93). Nafaka alacakları ve Kurumun kendi alacakları bu kuralın dışındadır. Rıza olmadan konulan haciz, icra mahkemesine şikayet yoluyla kaldırılır.
Haczedilen eşya borçluya değil bana ait; ne yapılması gerekir?
İstihkak iddiası gecikmeden haciz tutanağına geçirilmeli veya icra dairesine bildirilmelidir. İİK m. 96-97’de haczin öğrenilmesi ve mahkeme kararının tefhim veya tebliğine bağlı kısa süreler vardır. Mal borçlunun elindeyse üçüncü kişinin, yalnız üçüncü kişinin elindeyse m. 99 uyarınca alacaklının dava açması gerekebilir. Birlikte zilyetlikte borçlu lehine mülkiyet karinesi ve kanuni istisnalar değerlendirilir; faturalar ve ödeme kayıtları gibi deliller toplanmalıdır.
İşyerine çalışan hakkında haciz ihbarnamesi geldi; işveren ne yapmalı?
Maaş haczi yazısı alan işveren, kanuni orandaki kesintiyi yaparak icra dosyasına yatırmakla yükümlüdür; kesinti yapılmaması işverenin sorumluluğuna yol açar. İİK m. 89 kapsamındaki haciz ihbarnamesinde ise borçluya borcu olmadığı veya mal bulunmadığı yedi gün içinde icra dairesine bildirilmelidir; cevapsız bırakılan ihbarname, borcun üçüncü kişinin zimmetinde sayılması sonucunu doğurur.
Hizmet Tespiti Davası ve SGK Uyuşmazlıkları
Beş yıllık süre geçmişse hizmet tespiti davası açılamaz mı?
5510 sayılı Kanun m. 86’daki kural, bildirilmeyen ve Kurumca tespit edilmeyen çalışmanın geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıllık hak düşürücü süredir. İşe giriş bildirgesi, Kuruma yapılan diğer bildirimler veya denetim tespiti nedeniyle içtihatta kabul edilen istisnalar bulunabilir. Bunların kapsamı çalışma dönemine, kesintisizliğe ve kayıtların niteliğine göre değerlendirilir; bir dönemin bildirilmesi tüm geçmiş dönemler için süreyi otomatik olarak kaldırmaz.
İşyeri kapanmış veya işveren vefat etmişse dava kime açılır?
Dava ilgili dönemin işverenine yöneltilir; işyerinin kapanması tek başına işverenin taraf sıfatını ortadan kaldırmaz. İşveren vefat etmişse mirasçılar ve mirasın reddi durumu incelenir. Tasfiye hâlindeki şirket tasfiye memurunca temsil edilir; sicilden silinmiş şirket için ihya gerekebilir. Tasfiye memuru sırf bu sıfatla işveren yerine davalı gösterilmez. SGK’ya ihbar ve Kurumun feri müdahalesi, usulüne uygun taraf teşkilinin yerini tutmaz.
Ücretin bir kısmı elden ödeniyor ve SGK'ya asgari ücretten bildiriliyorsa ne yapılabilir?
Gerçek prime esas kazancın tespiti için iş mahkemesinde dava açılabilir. Ücretin ispatında yazılı delil sınırı ve istisnaları uygulanır; banka kayıtları, imzalı bordrolar ve diğer belgeler önemlidir. Tanık beyanı veya emsal ücret araştırması tek başına her durumda yeterli değildir. Primlerin gerçek ücret üzerinden yatırılmaması haklı fesih nedeni oluşturabilir; kıdem tazminatı için en az bir yıllık kıdem dâhil diğer koşullar da aranır.
SGK idari para cezası ödenirse itiraz hakkı kalır mı?
Evet. Kuruma itiraz veya yargı başvurusundan önce, tebliğden itibaren on beş gün içinde peşin ödeme hâlinde cezanın dörtte üçü tahsil edilir; ödeme başvuru hakkını ortadan kaldırmaz (5510 sayılı Kanun m. 102). Kuruma itiraz da tebliğden itibaren on beş gün içinde yapılır. Ret kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir. Sırf itiraz veya dava kaybedildiği için peşin ödeme indirimi geri alınmaz.
İdari İşlemin İptali Davası
Dava açmadan önce idareye itiraz etmem gerekir mi?
İdari işlemlerde dava öncesi itiraz kural olarak zorunlu değildir; kamu ihaleleri gibi özel kanunla zorunlu başvuru öngörülen alanlar bunun istisnasıdır. Üst makama ya da üst makam yoksa işlemi yapan makama dava süresi içinde yapılan itiraz, işlemeye başlamış olan dava süresini durdurur (İYUK m. 11). İtirazın reddi ya da bekleme süresi içinde cevapsız kalması üzerine süre kaldığı yerden işler; bu nedenle itiraz tarihi ve kalan gün sayısı baştan hesaplanır.
Yürütmenin durdurulması kararı ne zaman verilir?
Mahkeme, işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararın doğması koşullarının birlikte gerçekleşmesini arar; karar kural olarak idarenin savunması alındıktan sonra verilir (İYUK m.27). Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerde kanuni koşullarla savunma beklenmeden geçici karar verilebilir. Genel usulde karara tebliği izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz mümkündür. İYUK m.20/A ve m.20/B kapsamındaki özel usullerde yürütmenin durdurulması kararlarına itiraz edilemez.
Mahkeme işlemi iptal etti, idare kararı uygulamazsa ne olur?
İdare, iptal kararının gereğini en geç otuz gün içinde yerine getirmek zorundadır (İYUK m. 28). Karar uygulanmazsa ya da geç uygulanırsa tazminat davası yalnızca idare aleyhine açılır (İYUK m. 28/4); idarenin kusurlu görevliye rücu hakkı saklıdır ve kararı kasten uygulamama ayrıca ceza soruşturmasına konu olabilir. İstinaf veya temyiz başvurusu kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz (İYUK m. 52).
Süreyi kaçırdım, işleme karşı yapılabilecek bir şey var mı?
Dava açma süresi hak düşürücüdür; süre geçtikten sonra aynı işlemin esası kural olarak incelenemez. Süre dolduktan sonra idareye yapılan ve önceki talebi tekrarlayan başvuru, geçmiş dava süresini kendiliğinden canlandırmaz. Yeni hukuki veya maddi duruma dayanan yeni bir işlem bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilir. Düzenleyici işlemler uygulama işlemi üzerine İYUK m. 7/4 kapsamında dava konusu edilebilir; özel süre hükümleri saklıdır. Usulsüz tebligat ve işlemin fiilen öğrenildiği tarih de dosya belgeleriyle incelenir.
İdari Para Cezalarına İtiraz ve İptal Davası
Cezayı ödersem itiraz hakkımı kaybeder miyim?
Hayır. Kabahatler Kanunu m. 17 uyarınca ödeme süresi içinde ödenen idari para cezasından yüzde 25 indirim yapılır; ödeme, süresinde kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez. Başvuru sonucunda ceza kaldırılırsa ödenen tutarın iadesi istenir. Ödeme süresi ile başvuru süresi ayrı hesaplanır. Özel kanunlardaki farklı ödeme ve indirim hükümleri saklıdır; SGK cezaları 5510 sayılı Kanun m. 102 kapsamında ayrıca değerlendirilir.
Cezayı ödeme emrinden öğrendim, ceza kararı hiç tebliğ edilmedi, ne yapılabilir?
Önce ceza kararının tebliğ kaydı ve ödeme emri incelenir. Ceza kararına karşı görevli merci ve süre, cezanın dayandığı kanuna göre belirlenir; Kabahatler Kanunu m. 27 kapsamındaki genel yolda süre on beş gündür. Usulsüz tebligatta öğrenme tarihi önem taşır; hiç tebligat yapılmaması ayrıca değerlendirilir. Kesinleşmeden tahsilata geçildiği iddiası, ödeme emrine karşı görevli yargı yerinde ve 6183 sayılı Kanun m. 58’deki on beş günlük süre içinde ileri sürülür. Ceza kararına başvuru ile ödeme emrine karşı dava ayrı sürelerle takip edilir.
Sulh ceza hakimliği başvurumu reddetti, sonrası var mı?
Kesin olmayan hakimlik kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (Kabahatler Kanunu m. 29). Kanunda belirtilen tutarı aşmayan idari para cezalarına ilişkin başvuru üzerine verilen kararlar kesindir. İtiraz üzerine verilen karar da kesindir; ilk başvuruda hukuka aykırılık nedenleri ve deliller açıkça gösterilmelidir. İki haftalık süre, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için geçerlidir; önceki kararların geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilir.
Şirketime hem para cezası hem faaliyet durdurma uygulandı, iki ayrı dava mı açılır?
Aynı işlem kapsamında idari para cezasıyla birlikte idari yargının görev alanına giren bir karar da verilmişse, cezaya ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idare mahkemesinde görülür (Kabahatler Kanunu m. 27/8). Bu halde sulh ceza hakimliğine ayrıca başvurulmaz; tek dava dilekçesinde her iki işlem için iptal ve yürütmenin durdurulması istenir. Faaliyet durdurma gibi uygulanmasıyla sonuç doğuran işlemlerde yürütmenin durdurulması talebi dosyanın ilk adımıdır.
İlamsız İcra Takibi ve İtiraz
İcra takibi başlatmak için elimde belge olması şart mı?
Hayır. İlamsız takip herhangi bir belgeye dayanmadan, yalnızca takip talebiyle başlatılabilir (İİK m. 42 ve 58). Ancak borçlu itiraz ederse alacağın ispatı gündeme gelir; İİK m. 68 kapsamında belge yoksa yol genel mahkemede itirazın iptali davasıdır ve alacak orada genel hükümlere göre ispatlanır.
Ödeme emri tebliğ edildi, itiraz için ne kadar süre var?
Tebliğden itibaren yedi gün. Bu süre içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilebilir. İtiraz icra dairesine yapılır; sebep bildirmek zorunlu değildir, ancak imzaya itiraz ve kısmi itiraz açıkça belirtilmelidir.
Yedi günlük süre kaçırıldıysa ne yapılabilir?
Borçlunun kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süre kaçırılmışsa, engelin kalkmasından itibaren üç gün içinde icra mahkemesine gecikmiş itiraz başvurusu yapılabilir (İİK m. 65). Engel yoksa borçlu olunmadığı iddiası genel mahkemede menfi tespit davasıyla ileri sürülür; bu dava takibi kendiliğinden durdurmaz. Takip baskısıyla ödenen para için ise ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açılabilir.
Borçlu itiraz ettikten sonra alacaklı ne yapabilir?
İtiraz takibi durdurur. Alacaklı, elindeki belge İİK m. 68 kapsamındaysa altı ay içinde icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını, değilse bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptalini isteyebilir. İtirazında haksız çıkan borçlu aleyhine, talep halinde alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata hükmedilebilir.
İmar ve Kamulaştırma İşlemlerinde İdari Yargı Süreci
Askı süresinde itiraz etmedim, plana karşı dava açabilir miyim?
Evet. Askı itirazı dava şartı değildir; plan, askı süresinin bitiminden itibaren altmış gün içinde doğrudan dava konusu edilebilir. Plana dayanan bir uygulama işlemi üzerine planın da dava edilmesi İYUK m. 7/4 kapsamında mümkündür. Bununla birlikte 3194 sayılı Kanun m. 8/b’deki kesinleşmeden itibaren beş yıllık üst süre ve hükmün zaman bakımından uygulanması ayrıca incelenir; bu kural olağan altmış günlük sürenin yerine geçmez. Askı itirazı yapılmışsa ret veya zımni ret tarihi esas alınarak dava takvimi ayrıca hesaplanır.
Kamulaştırma işlemine karşı iptal davası açarsam bedel davası durur mu?
Kendiliğinden durmaz. İdari yargıda otuz gün içinde açılan iptal davasında yürütmenin durdurulması kararı verilir ve bu durum asliye hukuk mahkemesine bildirilirse, bedel tespiti ve tescil davası idari davayı bekletici mesele sayar (2942 sayılı Kanun m. 10). Yürütmenin durdurulması talebi reddedilirse bedel davası sürer; bu nedenle iki dosya birlikte takvimlenir. İdari yargıdaki dava öncelikle görülür (m. 14).
Yıkım kararı tebliğ edildi, dava açınca yıkım durur mu?
Dava açılması işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz; yürütmenin durdurulması dilekçeyle birlikte talep edilir (İYUK m. 27). Mahkeme, açıkça hukuka aykırılık ve telafisi güç zarar koşullarını birlikte arar; yıkım uygulandıktan sonra verilen iptal kararı yapıyı geri getirmediğinden telafisi güç zarar koşulu bu işlemlerde ayrıca değerlendirilir; açık hukuka aykırılık ise dilekçede somut olarak gösterilmelidir. Karar kural olarak idarenin savunması alındıktan sonra verilir; ret kararına yedi gün içinde itiraz edilebilir.
Parselasyon sonucu hissem başka parsele taşındı, hangi mahkemede dava açılır?
Parselasyon (3194 sayılı Kanun m. 18) bir idari işlemdir; buna karşı iptal davası tebliğden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde açılır. Davada düzenleme ortaklık payının hesabı, tahsisin eski parsel yerinden yapılıp yapılmadığı ve hisselendirme denetlenir. Parselasyon sonrası tapu kaydına ilişkin uyuşmazlıklar ise adli yargıda görülür; iki yolun ayrımı dosyanın başında yapılır.
İş Kazası ve Meslek Hastalığı
Servis aracında geçirilen kaza iş kazası sayılır mı?
İşverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş geliş sırasında meydana gelen kaza iş kazasıdır (5510 sayılı Kanun m. 13). İşçinin kendi aracıyla veya toplu taşımayla işe giderken geçirdiği kaza ise kural olarak bu kapsama girmez. Servisin işveren tarafından sağlanıp sağlanmadığı ve güzergah, uyuşmazlık halinde tespit konusudur.
SGK gelir bağladıktan sonra ayrıca tazminat davası açılabilir mi?
Evet; sorumluluk koşulları varsa SGK tarafından karşılanmayan maddi zarar için işverenden ve varsa diğer sorumlulardan tazminat istenebilir. Hesapta SGK gelirinin rücu edilebilir ilk peşin sermaye değeri ve kanuni indirim kuralları gözetilir. SGK’nın iş kazası sigortası kapsamında manevi tazminat ödemesi yoktur; manevi tazminat yalnız işverenle sınırlı olmaksızın hukuken sorumlu kişilerden talep edilebilir (TBK m. 56).
Sigortasız çalışırken geçirilen kaza ne olur?
Sigorta bildiriminin yapılmamış olması, fiilen sigortalı çalışma sırasında meydana gelen olayın iş kazası sayılmasını engellemez. Sigortalılık ve kazanın niteliği SGK tarafından araştırılır; uyuşmazlık varsa gerekli tespit davaları gündeme gelir. Her olayda önceden ayrı bir hizmet tespiti davası açılması zorunlu değildir. Kanuni koşullar oluştuğunda SGK ödenek ve gelirleri ile işverene rücu hükümleri uygulanır (5510 sayılı Kanun m. 23); tazminat talepleri ayrıca değerlendirilir.
Kusur oranı tazminatı nasıl etkiler?
Maddi tazminat işverenin kusuru oranında hesaplanır; işçinin kendi kusuru bulunan bölüm tazminattan düşülür. Kusur oranları iş sağlığı ve güvenliği alanından bilirkişi heyeti tarafından, işverenin önlem alma ve denetleme yükümlülüğü ile işçinin talimatlara uyup uymadığı değerlendirilerek belirlenir. Kusurun işçide olması olayın iş kazası sayılmasını engellemez; ancak ağır kusur veya kasıt halinde SGK ödenek ve gelirleri 5510 sayılı Kanun m. 22 uyarınca kısmen eksiltilebilir.
İşe İade Davası ve Arabuluculuk
Otuz işçi koşulu hangi işyerine göre hesaplanır?
İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyeri varsa işçi sayısı bu işyerlerinin toplamı üzerinden belirlenir (4857 sayılı İş Kanunu m. 18). Belirli süreli ve kısmi süreli sözleşmeyle çalışanlar sayıya dahildir; alt işverenin işçileri ise Yargıtay uygulamasında asıl işverenin işçi sayısında dikkate alınmaz. Sayının fesih tarihindeki durumu esas alınır.
Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa sonradan işe iade davası açılabilir mi?
Geçerli bir arabuluculuk anlaşmasında üzerinde anlaşılan konular hakkında yeniden dava açılamaz. Anlaşmanın geçersizliği veya irade sakatlığına ilişkin iddialar ayrıca değerlendirilir. Kanuni istisnalar dışında taraflar, avukatları ve arabulucunun ya da avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladığı belge, icra edilebilirlik şerhi aranmadan ilam niteliğinde sayılır (6325 sayılı Kanun m. 18). İşe iade anlaşmasında işe başlatma tarihi, boşta geçen süre ücreti ve diğer hakların parasal miktarı ile işe başlatmama tazminatının parasal miktarı belirlenmelidir; aksi hâlde anlaşma sağlanamamış sayılır (İş K. m. 21).
Fesih geçersiz bulundu ancak işveren işe başlatmıyor; ne olur?
İşçinin kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işverene başvurmuş olması gerekir. İşveren bir ay içinde işe başlatmazsa mahkemece belirlenen dört ila sekiz aylık ücret tutarındaki tazminat ile en çok dört aylık boşta geçen süre ücreti ödenir (İş K. m. 21). Yargıtay uygulamasında bu durumda fesih, işe başlatmama tarihinde gerçekleşmiş sayılır; kıdem ve ihbar tazminatı bu tarihteki ücret ve kıdem üzerinden yeniden hesaplanır.
Sözlü olarak işten çıkarılan işçi bir aylık süreyi nasıl hesaplar?
Sözlü fesihte bir aylık başvuru süresi feshin işçiye bildirildiği tarihe göre değerlendirilir. Bildirimin gerçekleştiği gün; tarafların beyanları, yazışmalar, tanıklar ve diğer kayıtlarla belirlenir. SGK çıkış tarihi tek başına her durumda bildirim tarihi değildir. Sürenin geçtiğini ileri süren işverenin bildirim tarihini ispatı da değerlendirilir; bütün ispat yükü otomatik olarak işçiye yüklenemez. Tarihte tereddüt varsa en erken olası tarih esas alınarak gecikmeden arabulucuya başvurulmalıdır.
İşveren İçin Haklı Fesih ve Savunma Alma Süreci
Savunma alınmadan haklı nedenle fesih yapılabilir mi?
İş Kanunu m. 25/II koşullarına uygun ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle fesihte, m. 19’daki savunma şartı aranmaz. Diğer haklı nedenler ayrıca değerlendirilir. Haklı neden kanıtlanamaz ve fesih iş güvencesi kapsamında davranış veya verime dayalı geçerli neden yönünden incelenirse, gerekli savunmanın alınmamış olması geçersizliğe yol açabilir. Savunma alınması, m. 26’daki hak düşürücü süreyi kendiliğinden durdurmaz.
Altı iş günlük süre ne zaman başlar?
Süre, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışın feshe yetkili makam tarafından öğrenildiği günden itibaren işler ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra fesih hakkı düşer (İş K. m. 26). İşçinin olayda maddi çıkar sağladığı hallerde bir yıllık üst sınır uygulanmaz. Yargıtay uygulamasında olayın aydınlatılması için yürütülen iç soruşturma tamamlanmadan öğrenme gerçekleşmiş sayılmayabilir; ancak soruşturmanın makul sürede bitirilmesi beklenir.
Devamsızlık nedeniyle fesih için hangi kayıtlar gerekir?
İş K. m. 25/II-g uyarınca izinsiz veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki iş günü, bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü ya da bir ayda üç iş günü devamsızlık haklı fesih nedenidir. Her devamsızlık günü için tanık imzalı tutanak tutulur ve işçiye mazeretini bildirmesi için noter veya iadeli taahhütlü yazı gönderilir. İşçinin sonradan belgelediği hastalık gibi mazeretler haklı nedeni ortadan kaldırır.
Fesih günü ibraname imzalatmak geçerli olur mu?
Olmaz. 6098 sayılı TBK m. 420 uyarınca ibranamenin geçerli olması için sözleşmenin sona ermesinden itibaren en az bir ay geçmiş olması, alacak türü ve tutarının açıkça yazılması ve ödemenin noksansız biçimde banka aracılığıyla yapılması gerekir. Bu koşulları taşımayan ibraname kesin hükümsüzdür; yapılan ödeme yalnızca makbuz hükmündedir ve borçtan düşülür.
İtirazın İptali ve Kaldırılması
İtirazın iptali davası hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme alacağın niteliğine göre belirlenir: ticari davada asliye ticaret, tüketici uyuşmazlığında tüketici, iş ilişkisinde iş mahkemesi; kira ilişkisinden doğan alacaklarda sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Diğer taleplerde genel ve özel görev kuralları değerlendirilir. İtirazın iptali, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde istenir; dava şartı arabuluculuk ve sürenin durmasına ilişkin hükümler gözetilir.
İtirazın iptali davasından önce arabuluculuk zorunlu mu?
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari uyuşmazlıklarda, işçi alacaklarında, kira ilişkisinden kaynaklanan alacaklarda (6325 sayılı Kanun m. 18/B) ve tüketici mahkemesinin görev alanına giren uyuşmazlıklarda (6502 sayılı Kanun m. 73/A) dava şartı arabuluculuk, itirazın iptali davası için de aranır; bu şart yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar geçen süre, bir yıllık sürenin hesabında dikkate alınmaz (6325 sayılı Kanun m. 18/A). Alacağın hangi kapsama girdiği ilk incelemede belirlenir.
İcra inkar tazminatı nedir, kim ister?
İtirazın iptali davasında itirazının haksızlığına karar verilen borçlu aleyhine, alacaklının talebiyle hükmedilen ve alacağın yüzde yirmisinden az olamayan tazminattır (İİK m. 67). Yargıtay uygulamasında alacağın likit, yani borçlunun hesaplayabileceği nitelikte olması aranır. Davanın reddi halinde takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa aynı oranda tazminat borçlu lehine hükmedilebilir.
İcra mahkemesi itirazın kaldırılması talebini reddederse alacak hakkı sona erer mi?
Hayır. Kaldırma kararı maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Bir yıllık süre korunmuşsa itirazın iptali, koşullarına göre genel alacak davası değerlendirilebilir; ret kararı mevcut takibin hiçbir yolla sürdürülemeyeceği anlamına gelmez. Talebin esasa ilişkin nedenlerle reddinde, borçlunun talebi ve kanuni koşullarla tazminat gündeme gelebilir.
Kambiyo Senedine Dayalı İcra Takibi
Bonoya dayalı takipte itiraz nereye ve kaç gün içinde yapılır?
İtiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde doğrudan icra mahkemesine yapılır; icra dairesine verilen itiraz sonuç doğurmaz. İtiraz satış dışındaki işlemleri durdurmadığından, dilekçede takibin geçici olarak durdurulması da ayrıca talep edilir. Borca itirazın belgeyle, imzaya itirazın ise açıkça yapılması gerekir.
Senet teminat olarak verilmişti; buna rağmen takip yapılabilir mi?
Senedin teminat amacıyla verildiği iddiası icra mahkemesinde ancak yazılı belgeyle ispat edilebilir; belgede senedin hangi ilişkinin teminatı olduğu açıkça yazılı olmalıdır. Böyle bir belge yoksa icra mahkemesi itirazı kabul etmez ve iddia, genel mahkemede açılacak menfi tespit davasında tartışılır. Bu davada takibin etkilerini sınırlamak için teminat karşılığı tedbir istenebilir.
İbraz süresi geçtikten sonra çek için icra takibi yapılabilir mi?
Süresinde ibraz edilmeyen çekte kambiyo yoluna başvuru hakkı ve müracaat hakları etkilenir; borçlu bu durumu beş günlük özel şikâyet süresinde ileri sürebilir. Temel ilişki veya kanuni sebepsiz zenginleşme talepleri ayrıca değerlendirilebilir. İbraz aynı yerde ödenecek çekte on gün, başka yerde ödenecek çekte kural olarak bir aydır; farklı ülkeler ve kıtalar için TTK m. 796’daki özel süreler uygulanır.
Karşılıksız çekte icra takibi dışında hangi yollar var?
Karşılıksız çek düzenleme, 5941 sayılı Çek Kanunu m. 5 uyarınca şikayete bağlı bir suçtur ve şikayet için ayrı süre işler. Muhatap banka, karşılıksız kalan her çek yaprağı için kanunla belirlenen tutarı hamile ödemekle yükümlüdür. Bu yollar icra takibiyle birlikte kullanılabilir; sıralama alacağın tutarına ve borçlunun durumuna göre belirlenir.
Kanun Yolları: İstinaf ve Temyiz
Karar açıklandı, gerekçeli kararı beklemeli miyim?
1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar bakımından istinaf ve temyiz süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m. 273, m. 291). Daha eski kararlarda geçiş hükümleri ayrıca değerlendirilir. Kararın kanun yoluna açık olup olmadığı ve usulüne uygun tebliğ tarihi kontrol edilmelidir. Gerekçeli karar beklenirken dosya incelemesine ve başvuru hazırlığına başlanabilir; süre hesabı kararın tarihine ve uygulanacak düzenlemeye göre yapılır.
İstinaf ile temyiz arasındaki fark nedir?
İstinafta bölge adliye mahkemesi dosyayı hem maddi olay hem hukuk yönünden inceler; gerekirse duruşma açar, tanık dinler ve yeni hüküm kurar. Temyizde Yargıtay yalnızca hukuka aykırılık denetimi yapar, olayı yeniden değerlendirmez (CMK m. 288). Temyiz her karara karşı açık değildir; beş yıl ve altındaki hapis cezalarına ilişkin istinafın esastan ret kararları kural olarak kesindir (CMK m. 286).
Yalnızca ben başvurursam cezam artabilir mi?
Hüküm yalnızca sanık tarafından veya onun lehine başvurulmuşsa, yeniden verilecek hüküm öncekiyle belirlenmiş cezadan daha ağır olamaz (CMK m. 283, m. 307). Savcılık veya katılan da aleyhe başvurmuşsa bu güvence uygulanmaz. Başvuru kararında karşı tarafın başvurup başvurmadığı bu nedenle önemlidir.
Karar kesinleşti, hala yapılabilecek bir şey var mı?
Kanunda sayılan koşullar varsa yargılamanın yenilenmesi istenebilir (CMK m. 311); her yeni bilgi veya belge tek başına yeterli değildir. Kanun yararına bozma, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen karar veya hükümlerde Adalet Bakanlığının istemiyle işletilir (CMK m. 309). Temel hak ihlali iddiasıyla bireysel başvuruda olağan ve etkili yollar tüketilmeli; otuz günlük süre nihai kararın öğrenilmesi ve gerekçesine erişim koşullarına göre hesaplanmalıdır. Olağanüstü yol talebi bireysel başvuru süresini kendiliğinden yeniden başlatmaz.
Kıdem, İhbar Tazminatı ve Fazla Mesai Alacakları
Kıdem tazminatı hangi ücret üzerinden hesaplanır?
Son brüt ücret esas alınır ve bu ücrete yol, yemek, yakacak, ikramiye gibi düzenli ve süreklilik taşıyan ödemeler eklenerek giydirilmiş ücret bulunur (1475 sayılı İş Kanunu m. 14). Parça başı veya prim usulüyle çalışanlarda son bir yılın ortalaması alınır. Hesap, dönemsel olarak güncellenen kıdem tazminatı tavanıyla sınırlıdır.
Bordroda fazla mesai tahakkuku var ve imzalanmışsa yine de alacak istenebilir mi?
İmzalı ve ihtirazi kayıt konulmamış bordroda fazla çalışma tahakkuku bulunan aylar için daha fazla çalışıldığı iddiası yalnızca yazılı delille ispatlanabilir; tanık beyanı bu aylar için yeterli sayılmaz. Tahakkuk bulunmayan aylar ise tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir. Bordronun imzasız olması veya tahakkukun sembolik kalması halinde değerlendirme değişir.
İşçi fazla mesai yapmayı reddedebilir mi?
Olağan fazla çalışma için işçinin onayı gerekir; onay sözleşme yapılırken veya ihtiyaç doğduğunda alınabilir ve otuz gün önceden yazılı bildirimle geri alınabilir. Zorunlu nedenler veya olağanüstü hâllerde fazla çalışma için farklı hükümler uygulanır. Geçerli onay, çalıştırma yasağı ve kanuni süre sınırları birlikte değerlendirilir; fazla çalışmayı reddetmenin sonuçları her olayda aynı değildir.
İhbar süresinde çalıştırılmak ile ihbar tazminatı ödenmesi arasında fark var mı?
İşveren, bildirim süresini kullandırabilir veya bu süreye ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi hemen sona erdirebilir (4857 sayılı İş Kanunu m. 17). Süre kullandırılıyorsa işçiye günde en az iki saat yeni iş arama izni verilir; izin verilmez veya eksik kullandırılırsa o süreye ait ücret, izin saatlerinde çalıştırılırsa çalıştırılan sürenin ücreti yüzde yüz zamlı ödenir (m. 27). Bildirim süresine hiç uyulmamışsa ihbar tazminatı doğar.
Konkordato ve İflas
Konkordato başvurusu yapan şirkete karşı icra takibi yapılabilir mi?
Başvuru tek başına bütün takipleri durdurmaz; koruma mühlet kararıyla başlar. Mühlette kural olarak yeni takip yapılamaz ve mevcut takipler durur. İİK m. 206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. Rehinli takip başlayabilir veya sürebilir; kural olarak muhafaza ve satış yapılamaz, ancak m. 295/2’deki koşullarla satış izni verilebilir. Komiserin izniyle mühlet içinde doğan borçlar ve konkordatonun bağlamadığı alacaklar ayrıca değerlendirilir.
Konkordato süreci ne kadar sürer?
Geçici mühlet üç aydır ve en fazla iki ay uzatılabilir; kesin mühlet bir yıl olup güç hallerde altı ay daha uzatılabilir (İİK m. 287 ve 289). Sürecin toplam uzunluğu, alacaklılar toplantısının zamanlamasına ve tasdik yargılamasına göre değişir. Mühletin uzatılması her seferinde mahkeme kararına bağlıdır ve komiser raporuyla desteklenmesi gerekir.
Tacir olmayan bir kişi iflas edebilir mi?
Kural olarak tacir olmayan gerçek kişi genel haciz yoluyla takip edilir. Ancak İİK m. 43, tacirler yanında tacirlere ilişkin hükümlere tabi olanları ve özel kanunlara göre iflasa tabi kişileri de kapsar; ticareti terk edenler bakımından da özel süre kuralları vardır. Bu nedenle yalnız güncel tacir sıfatına bakılarak kesin sonuca varılamaz. Konkordato ise iflasa tabi olmayan borçlular için de mümkündür.
Borçlu şirket iflas etti; alacak nasıl talep edilir?
Alacak ilan edilen usulle, kural olarak bir ay içinde belgeleriyle kaydettirilir (İİK m. 219). Geç bildirilen alacaklar da iflas kapanıncaya kadar m. 236 koşullarıyla kaydedilebilir; ek gider ve önceki paylaştırmalara katılamama sonuçları doğabilir. Sıra cetvelindeki alacağın varlığı veya miktarına karşı dava kural olarak ilandan itibaren on beş gündür; yalnız sıraya yönelik şikâyet icra mahkemesinde farklı usule tabidir (m. 235). Tebliğe bağlı süre istisnaları ve masanın yeterliliği ayrıca değerlendirilir.
Kovuşturma ve Duruşma Süreci
Her duruşmaya katılmak zorunda mıyım?
Sanığın duruşmada hazır bulunması kuraldır; sorgusu yapılmış sanık, talebi üzerine mahkeme kararıyla duruşmadan bağışık tutulabilir (CMK m. 196). Bağışık tutulan sanığı müdafi temsil eder; mahkeme gerekli gördüğünde sanığın yeniden hazır bulunmasını isteyebilir. Çağrıya rağmen gelmeyen sanık hakkında zorla getirme kararı verilebilir.
Ceza davası ne kadar sürer?
Kanunda yargılamanın tamamlanması için genel bir süre öngörülmemiştir; süre tanık sayısına, bilirkişi incelemesine, talimatla dinlenecek tanıklara ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Tutuklu dosyalar öncelikli görülür. Dosyaya göre tahmini bir takvim ilk inceleme sonrasında çıkarılır; bu takvim bağlayıcı değildir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedir, adli sicile işler mi?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması ve CMK m.231’deki diğer koşulların bulunması hâlinde uygulanabilir. Güncel düzenlemede HAGB kararı verilmesi sanığın kabulüne bağlı değildir. HAGB kararı verilirse sanık beş yıl süreyle denetime tabi tutulur; bu süre içinde kasten yeni bir suç işlenmemesi ve varsa denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyulması hâlinde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir. HAGB kararı normal bir mahkûmiyet kaydı olarak adli sicile işlenmez; bu kararlara mahsus ayrı bir sisteme kaydedilir. Kanundaki istisnalar saklı olmak üzere HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
Mağdurum, ceza davasında tazminat isteyebilir miyim?
Ceza yargılamasında, suçtan doğan maddi ve manevi zararlar bakımından genel olarak tazminata hükmedilmez; tazminat talebi görevli hukuk mahkemesinde ayrıca ileri sürülür. Mağdur veya suçtan zarar gören kişi, koşulları bulunuyorsa ceza davasına katılarak yargılamaya ilişkin haklarını kullanabilir. Ceza dosyasında toplanan deliller hukuk davasında da önem taşıyabilir; ancak hukuk hâkimi, Türk Borçlar Kanunu m.74 uyarınca ceza hâkiminin kusur ve zararın belirlenmesine ilişkin değerlendirmesiyle bağlı değildir.
Kurumsal Danışmanlık
Sürekli danışmanlık hangi işleri kapsar?
Kapsam şirketle birlikte belirlenir; tipik çerçeve sözleşmelerin imza öncesi denetimi, genel kurul ve yönetim kurulu işlemleri, ana sözleşme değişiklikleri, ticaret sicili tescilleri, ihtarname yazışmaları ve işe alım ile fesih süreçlerinde iş hukuku desteğidir. Dava takibi kural olarak ayrı bir iştir ve danışmanlık sözleşmesinde açıkça düzenlenir.
Aylık danışmanlık ücreti nasıl belirlenir?
Ücret; sözleşme hacmi, çalışan sayısı, toplantı sıklığı ve öngörülen iş yüküne göre belirlenir ve yazılı danışmanlık sözleşmesine bağlanır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi alt sınırı oluşturur. Kapsam ilk görüşmede netleştirilir; sonrasında yazılı teklif sunulur.
Genel kurulu yıllardır yapmadık, sorun olur mu?
Olağan genel kurulun her faaliyet dönemi için toplanması gerekir; yapılmamış dönemlerin genel kurulları sonradan toplanabilir ve finansal tabloların onayı geriye dönük görüşülebilir. Genel kurul yapılmaması kâr dağıtımının, ana sözleşme değişikliğinin ve bazı sicil işlemlerinin önünü tıkar; yönetim organının sorumluluğu yönünden de risk oluşturur. Birikmiş dönemler tek bir takvim içinde toparlanabilir.
Ana sözleşme değişikliği için ne gerekir?
Değişiklik metninin hazırlanması, bazı şirketlerde Ticaret Bakanlığı izni, genel kurulun kanunda ve esas sözleşmede öngörülen nisapla karar alması, ardından tescil ve ilan gerekir. Sermaye artırımında ayrıca ödemeye ilişkin belgeler istenir. Sürecin uzunluğu çoğu zaman evrakın ilk seferde eksiksiz hazırlanmasına bağlıdır.
Kurumsal Uyum
KVKK uyumu tek seferlik bir proje mi?
Hayır. Metinlerin hazırlanması işin başlangıcıdır; yeni bir yazılım alındığında, yeni bir tedarikçiyle çalışılmaya başlandığında veya yeni bir veri kategorisi işlendiğinde envanter ve metinler güncellenir. Bu nedenle uyum çalışması çoğu şirkette süreklilik taşıyan bir danışmanlık ilişkisi olarak yürür.
VERBİS'e kayıt olmak zorunda mıyım?
Her şirket için kayıt zorunlu değildir. Güncel Kurul kararlarında, ana faaliyeti özel nitelikli veri işleme olmayan ve hem çalışan sayısı 50’den hem yıllık mali bilançosu 100 milyon TL’den az olanlar istisna kapsamındadır. 2025/1572 sayılı Kararla ana faaliyeti özel nitelikli veri işleme olanlarda da hem çalışan sayısı 10’dan hem bilançosu 10 milyon TL’den az olanlar için istisna getirilmiştir. Diğer özel istisnalar ve hesaplama esasları ayrıca kontrol edilir. VERBİS istisnası, KVKK’nın diğer yükümlülüklerinden genel muafiyet değildir.
Aydınlatma metni ile açık rıza formu aynı şey mi?
Değildir. Aydınlatma, kanuni istisnalar saklı olmak üzere KVKK m.10 kapsamında veri işleme faaliyeti hakkında bilgi verme yükümlülüğüdür; açık rıza ise belirli koşullarda başvurulan bir işleme şartıdır. Aydınlatmanın yapılması ile rızanın alınması ayrı işlemler olarak düzenlenmeli; aydınlatmayı okuma beyanı rıza yerine kullanılmamalıdır. Kanundaki başka bir işleme şartı varsa gereksiz açık rıza istenmemeli; rızanın özgür iradeye dayanması korunmalıdır.
İnternetten bulduğumuz hazır metinleri kullansak olmaz mı?
Hazır metin, başka bir şirketin veri işleme faaliyetini anlatır. Aydınlatma metni gerçekte işlenmeyen verileri sayıyorsa ya da fiilen yapılan bir aktarımı hiç anmıyorsa, metin var olsa bile yükümlülük yerine getirilmemiş olur. Bir Kurul incelemesinde şirketi koruyan şey metnin varlığı değil, envanterle ve fiili işleyişle tutarlı olmasıdır.
Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Katkı Payı
Boşanma davasında mallar da paylaşılır mı?
Hayır; boşanma davası yalnızca evliliği sona erdirir, malların paylaşımı ayrı bir dava olan mal rejiminin tasfiyesi davasının konusudur. Bu dava boşanma davasıyla birlikte açılabilir, ancak boşanma kararı kesinleşene kadar bekletilir. Anlaşmalı boşanmada taraflar mal paylaşımını protokolde düzenleyebilir; hâkim onayından geçen protokol bu konuda bağlayıcıdır.
Evlilikten önce alınan ev paylaşıma girer mi?
Evlilikten önce edinilen ev kural olarak kişisel maldır (TMK m. 220). Evlilik içinde kredi ödenmesi, ödemeyi yapan eşe ve paranın kişisel ya da edinilmiş mal niteliğine göre denkleştirme, katılma alacağı veya değer artış payı hesabını etkileyebilir; her durumda doğrudan değer artış payı doğmaz. Kişisel malın kira geliri, mal rejimi sözleşmesinde aksi kararlaştırılmamışsa edinilmiş mal sayılır (TMK m. 219, 221).
Eşim boşanmadan önce malları başkasına devretti, ne olur?
TMK m. 229 uyarınca diğer eşin rızası olmadan rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde yapılan olağan hediyeler dışındaki karşılıksız kazandırmalar ve rejim süresince katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler hesaba eklenebilir. Borçlu eşin malvarlığı alacağı karşılamazsa m. 241 koşullarıyla üçüncü kişiye yönelinebilir. Bu hak, zedelenmenin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde rejimin sona ermesinden itibaren beş yıl içinde kullanılmalıdır. Aile konutu şerhi ve tasarruf yetkisinin sınırlanması gibi koruyucu yollar da koşullarına göre değerlendirilebilir.
Mal rejimi davası için bir süre sınırı var mı?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik uygulamasına göre katılma alacağı, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 6098 sayılı TBK m. 146'daki on yıllık genel zamanaşımına tabidir. Dava boşanmayla birlikte veya boşanma kesinleştikten sonra açılabilir. Malların değeri tasfiye anına göre belirlendiğinden, davanın zamanlaması hesabı doğrudan etkiler.
Memur Disiplin ve Atama İşlemleri
Disiplin cezasına önce kurula mı itiraz etmeliyim, doğrudan dava açabilir miyim?
Kurul itirazı zorunlu değildir; disiplin cezasına karşı doğrudan idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. İtiraz tercih edilirse tebliğden itibaren yedi gün içinde yapılır (657 sayılı Kanun m. 135) ve İYUK m. 11 kapsamında altmış günlük dava süresini durdurur. İtiraz mercii otuz gün içinde karar verir; itirazın reddi ya da cevapsız kalması üzerine kalan süre içinde dava açılır. İtirazın kabulü halinde ceza hafifletilebilir ya da kaldırılabilir.
Savunmam alınmadan ceza verildi, bu tek başına iptal nedeni mi?
Savunma hakkının usulüne uygun tanınmaması iptal nedenidir. İsnat açıkça bildirilmeli ve savunma için en az yedi gün verilmelidir; bu imkana rağmen süresinde savunma yapmayan memur hakkından vazgeçmiş sayılır (657 sayılı Kanun m. 130). Bu nedenle yalnızca savunma verilmemiş olması her durumda iptal sonucu doğurmaz. Usul eksikliği nedeniyle iptal sonrasında, karar gerekçesine uygun yeni işlem m. 127’deki sürelerde kurulabilir: kararın idareye ulaşmasından itibaren kalan zamanaşımı süresi içinde; süre dolmuşsa veya altı aydan az kalmışsa en geç altı ay içinde.
Başka ile naklen atandım, dava açarsam gitmek zorunda mıyım?
Dava açılması atama işleminin uygulanmasını durdurmaz; memur, atama emrinin tebliğinden itibaren on beş gün içinde yola çıkarak yol süresini izleyen iş günü içinde işe başlamak zorundadır (m. 62); zorlayıcı sebep olmaksızın başlamayana aylıksız on günlük ek süre verilebilir, bu sürenin sonunda da başlamayan memur çekilmiş sayılır (m. 63). Yürütmenin durdurulması talebi dava dilekçesiyle birlikte sunulur; atama işlemleri uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmadığından karar idarenin savunması alındıktan sonra verilir (İYUK m. 27). Karar verilinceye kadar yeni görev yerinde çalışmaya devam edilir.
Hakkımda ceza davası açıldı, disiplin cezası da verilebilir mi?
Evet. Aynı olay nedeniyle ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin soruşturmasını geciktirmez ve memurun ceza kanununa göre mahkum olması ya da olmaması disiplin cezasının ayrıca uygulanmasına engel değildir (m. 131). Bununla birlikte ceza mahkemesinin fiilin işlenmediğine ilişkin maddi tespiti, disiplin cezasına karşı açılan iptal davasında dikkate alınır. İki dosya birlikte planlanır ve savunmalar birbiriyle tutarlı yürütülür.
Mirasın Paylaşılması ve Tereke
Mirasçılardan biri satışa yanaşmıyor, taşınmaz yine de satılabilir mi?
Elbirliği mülkiyetinde satış için mirasçıların tamamının onayı gerekir; bir mirasçı karşı çıkıyorsa taşınmaz rızaen satılamaz. Bu durumda diğer mirasçılardan her biri sulh hukuk mahkemesinde paylaşma davası veya ortaklığın giderilmesi davası açabilir; mahkeme taşınmazı aynen paylaştırır ya da satışına karar verir. Ortaklığın giderilmesi ile taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ilişkin uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m. 18/B).
Mirasçılık belgesi nereden alınır?
Nüfus kayıtlarıyla belirlenebilen yasal mirasçılık için belge noterden alınabilir. Vasiyetname veya atanmış mirasçı bulunması, yabancılık unsuru ya da yargılamayı gerektiren bir durum varsa belge sulh hukuk mahkemesinden istenir (TMK m. 598). Hatalı düzenlenen bir belgenin iptali ve yenisinin düzenlenmesi için dava açılabilir; belge aksi ispat edilene kadar geçerli bir karinedir.
Mirası reddedersem payım kime geçer?
Yasal mirasçının reddi halinde payı, mirasbırakan öldüğünde reddeden mirasçı sağ değilmiş gibi diğer mirasçılara, altsoyu varsa altsoyuna geçer (TMK m. 611). Bu nedenle borçlu bir terekede çocukların da ayrıca ret beyanında bulunması gerekebilir. En yakın yasal mirasçıların tamamı reddederse tereke sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; tasfiye sonunda artan değer reddetmemiş gibi mirasçılara verilir (m. 612).
Babam sağlığında kardeşime sermaye vermişti, paylaşımda dikkate alınır mı?
Mirasbırakanın altsoyuna sağlığında yaptığı çeyiz, kuruluş sermayesi, borçtan kurtarma gibi kazandırmalar, mirasbırakan aksini açıkça belirtmemişse paylaşmada denkleştirmeye tabidir; kazandırmayı alan mirasçı bunu payına mahsup ettirir (TMK m. 669). Kazandırma denkleştirmeden muaf tutulmuşsa ve diğer mirasçıların saklı payını zedeliyorsa tenkis gündeme gelir. Tapuda satış gösterilen devirlerde ise muris muvazaası ayrıca değerlendirilir.
Nafaka, Velayet ve Kişisel İlişki
İştirak nafakası ne zamana kadar ödenir?
Kural olarak çocuk ergin olana kadar ödenir; çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitimin sonuna kadar bakmakla yükümlüdür (TMK m. 328). Ergin çocuk bu dönemde nafakayı yardım nafakası olarak kendi adına talep eder. Nafaka, çocuğun ihtiyacı ortadan kalkarsa dava yoluyla kaldırılabilir (m. 331).
Nafaka miktarı nasıl belirlenir, sonradan artırılabilir mi?
İştirak nafakası çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre belirlenir (TMK m. 330); yoksulluk nafakasında ölçüt, alacaklının yoksulluğu ve borçlunun mali gücüdür (m. 175). Kararda yıllık artış ölçütü yazılmışsa nafaka kendiliğinden güncellenir; yazılmamışsa tarafların durumunun değiştiği ispatlanarak artırım davası açılır (m. 176, m. 331). Aynı yol, ödeme gücü düşen borçlu için indirim talebinde de geçerlidir.
Velayet her zaman anneye mi verilir?
Hayır; kanunda anne veya baba lehine bir karine yoktur, ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Yargıtay uygulamasında küçük yaştaki çocuğun anne bakımına ihtiyacı ağırlıklı bir etken olarak değerlendirilir; ancak çocuğun alıştığı düzen, ebeveynlerin bakım imkânı ve sosyal inceleme raporu birlikte ele alınır. Boşanmadaki kusur, çocuğa bakma yeterliliğini etkilemiyorsa velayeti tek başına belirlemez.
Eski eşim çocuğu göstermiyor, kişisel ilişki kararı nasıl uygulanır?
Kişisel ilişki kararının icrası 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nda düzenlenen usulle, adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri aracılığıyla yürütülür; talep bu birime yapılır ve çocuk, kararda yazılı gün ve saatte teslim alınır. Kararın sürekli olarak engellenmesi velayetin değiştirilmesi davasında dikkate alınan bir olgudur. Bu yüzden kararın gün, saat ve teslim yerini açık biçimde belirlemesi gerekir; belirsiz karar icra edilemez.
Saklı Pay ve Tenkis Davası
Saklı pay nedir, kimler saklı paylı mirasçıdır?
Saklı pay, mirasbırakanın vasiyetname veya bağışla dahi elinden alamayacağı, kanunla korunan asgari miras payıdır. Saklı paylı mirasçılar altsoy, ana ve baba ile sağ kalan eştir (TMK m. 505); kardeşlerin saklı payı 2007'de kaldırılmıştır. Oranlar yasal miras payı üzerinden hesaplanır: altsoy için yarısı, ana ve babadan her biri için dörtte biri, sağ kalan eş için birlikte mirasçı olduğu zümreye göre tamamı veya dörtte üçü (m. 506).
Babam sağlığında evi kardeşime bağışladı, tenkis davası açabilir miyim?
Tenkis ancak mirasbırakanın ölümünden sonra, saklı payınız zedelenmişse ve bağış TMK m. 565 kapsamındaysa istenebilir. Her bağış otomatik olarak tenkise tabi değildir; bağışın tarihi, niteliği ve kanuni koşullar incelenir. Tapuda satış görünen devirlerde mirasçılardan mal kaçırma amacı ve muris muvazaasının diğer koşulları da değerlendirilir. Dava türü, tapu kaydı ve işlem belgelerine göre belirlenir.
Tenkis davası için süre ne kadar?
Dava hakkı, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren on yıl geçmekle düşer (TMK m. 571). Bu süreler hak düşürücüdür; mahkeme kendiliğinden gözetir. Tenkis, def'i yoluyla ise her zaman ileri sürülebilir.
Tenkis ile muris muvazaası arasındaki fark nedir?
Tenkis, kanunen tenkise tabi geçerli kazandırmaların saklı payı zedeleyen bölümünün azaltılmasını sağlar; kural olarak saklı paylı mirasçı tarafından TMK m. 571’deki sürelerde istenir. Muris muvazaasında görünürdeki satışın gerçek bağışı gizlemesi yanında mirasçılardan mal kaçırma amacı ve ilgili geçersizlik koşulları aranır. Koşulları varsa saklı payı bulunmayan mirasçı da tapu iptali isteyebilir; muris muvazaasına dayalı talep kural olarak zamanaşımına tabi değildir. İki talep aynı dilekçede kademeli ileri sürülebilir.
Soruşturma Aşamasında Müdafilik
Kolluk beni ifadeye çağırdı, gitmezsem ne olur?
CMK m.145 uyarınca usulüne uygun şekilde ifadeye çağrıldığı hâlde gelmeyen şüpheli hakkında zorla getirme kararı verilebilir. Şüpheli, ifade öncesinde ve ifade sırasında müdafi yardımından yararlanabilir. Müdafi de dosyayı CMK m.153’teki inceleme yetkisi ve varsa kısıtlama kararı çerçevesinde inceleyebilir. Bu nedenle ifade öncesinde isnadın içeriği ile erişilebilen dosya kapsamının hukuken değerlendirilmesi mümkündür.
Baro tarafından avukat görevlendirilecekmiş, kendi avukatımı seçebilir miyim?
Şüpheli her aşamada kendi seçtiği müdafiyi görevlendirebilir (CMK m. 149); seçilen müdafi göreve başladığında baro görevlendirmesi sona erer. Müdafi bulunması zorunlu hallerde (CMK m. 150) şüphelinin seçtiği müdafi yoksa baro tarafından görevlendirme yapılır. Seçimlik ve zorunlu müdafi arasındaki fark yetkide değil, görevlendirme biçimindedir.
Tutuklandım, itiraz için ne kadar süre var ve sonra ne olur?
Tutuklama kararına karşı, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK m.268). Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına itiraz, CMK m.268/3-b uyarınca görevli asliye ceza hâkimi tarafından incelenir. İtiraz reddedilse de soruşturmada tutukluluk en geç otuzar günlük aralıklarla yeniden incelenir (m.108) ve her aşamada tahliye talep edilebilir (m.104).
İfadede susma hakkımı kullanırsam aleyhime olur mu?
Susma hakkı CMK m. 147'de tanınmış bir haktır ve kullanılması tek başına aleyhe delil sayılamaz. Hangi durumda susmanın, hangi durumda açıklama yapmanın dosya için uygun olduğu isnadın niteliğine ve mevcut delillere göre değişir; bu değerlendirme ifade öncesi görüşmenin konusudur. İfadenin bir bölümünde açıklama yapıp bir bölümünde susmak da mümkündür.
Tam Yargı Davası ve İdarenin Sorumluluğu
İdarenin eyleminden zarar gördüm, doğrudan dava açabilir miyim?
Kural olarak önce ilgili idareye yazılı başvuru gerekir. İYUK m. 13, eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde başvuruyu öngörür; zararın veya eylemin idari niteliğinin sonradan öğrenildiği durumlarda süre başlangıcı somut olay ve içtihatla değerlendirilir. Ret cevabının tebliği veya otuz gün cevap verilmemesi üzerine altmış günlük dava süresi işler. Başvuru yapılmadan açılan davada dilekçe idareye tevdi edilir ve mahkemeye başvuru tarihi idareye başvuru tarihi sayılır (m. 15). Görevsiz adli yargıda açılan davanın görevden reddi sonrasında m. 13/2’deki istisna ayrıca değerlendirilir.
Hizmet kusuru ile kusursuz sorumluluk arasındaki fark nedir?
Hizmet kusurunda kamu hizmetinin kötü işlediği, geç işlediği ya da hiç işlemediği gösterilir; idarenin somut bir eksikliği tartışılır. Kusursuz sorumlulukta ise kusur aranmaz: bayındırlık çalışmalarının komşu taşınmaza verdiği zarar, tehlikeli faaliyetlerden doğan zararlar ve sosyal risk halleri bu kapsamdadır. Hangi esasın uygulanacağı zararın kaynağına göre belirlenir ve dilekçede her iki esas dosyaya göre birlikte ileri sürülebilir.
Zararın tamamını baştan bilmiyorum, dava değerini sonradan artırabilir miyim?
Evet. Tam yargı davalarında dilekçede belirtilen miktar, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir (İYUK m. 16/4). Uygulamada dava, belgelenebilen bir miktar üzerinden açılır ve bilirkişi raporuyla belirlenen tutara göre artırım yapılır. Artırım dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir ve idare buna cevap verebilir.
Kamu hastanesindeki tıbbi hata için kimi dava etmeliyim?
Kamu hastanesinde verilen sağlık hizmetinden doğan zarar, hizmet kusuru esasına göre hastanenin bağlı olduğu idareye karşı idare mahkemesinde tam yargı davasıyla istenir; hekime karşı doğrudan dava açılamaz (Anayasa m. 129). Dava öncesi idareye başvuru zorunludur (İYUK m. 13) ve süre, zararın öğrenilmesinden itibaren işler. Özel hastanelerde ise uyuşmazlık adli yargıda görülür ve bu sayfanın kapsamı dışındadır.
Ticari Sözleşmeler
Karşı taraftan gelen sözleşmeyi imzalamadan önce incelettirmek gerçekten gerekli mi?
İnceleme, imzadan sonra değiştirilemeyecek hükümlerin düzeltilebileceği tek andır. Çalışmanın sonunda hangi maddenin risk taşıdığını ve karşı tarafa hangi değişikliğin önerilebileceğini gösteren somut bir liste çıkar. Bu çalışmanın maliyeti, aynı maddeden doğacak bir davanın maliyetinin çok altındadır.
Cezai şart maddesini imzalarsam mahkeme sonradan indirir mi?
Tacir olmayan borçlu için hakim, aşırı gördüğü cezai şartı indirebilir (6098 sayılı TBK m. 182). Tacir sıfatını taşıyan borçlu ise indirim isteyemez (6102 sayılı TTK m. 22); istisna, cezai şartın borçlunun ekonomik yıkımına yol açacak ölçüde ahlaka aykırı sayılmasıdır ve dar yorumlanır. Bu nedenle miktar, imzadan önce pazarlık edilmelidir.
Sözlü anlaşma yaptık, geçerli mi?
Kural olarak sözleşmelerin geçerliliği şekle bağlı değildir (TBK m. 12); sözlü anlaşma da bağlar. Sorun geçerlilik değil ispattır: edimin kapsamı, bedel ve vade yazılı değilse uyuşmazlıkta her taraf kendi anladığını savunur. Ticari ilişkide en azından sipariş, teyit ve fatura düzeninin yazılı iz bırakacak şekilde kurulması gerekir.
NDA imzalatmak yeterli koruma sağlar mı?
Gizlilik sözleşmesi; neyin gizli bilgi sayıldığını, kimlerle paylaşılabileceğini ve ihlal halinde ne olacağını somut tanımlıyorsa işlev görür. Genel ifadelerle yazılmış bir NDA, ihlali ispatlamayı zorlaştırır; ihlalin parasal karşılığını baştan belirleyen bir cezai şart, zararın ispat güçlüğünü aşmanın pratik yoludur. Ticari sır niteliğindeki bilgiler için sözleşme dışında haksız rekabet hükümleri de devrededir.
Uzlaştırma, Seri Muhakeme ve Basit Yargılama
Uzlaşmayı kabul edersem suçu kabul etmiş olur muyum?
Hayır. Uzlaşma teklifini kabul etmek suçun ikrarı değildir. Uzlaştırma müzakerelerindeki açıklamalar herhangi bir soruşturma, kovuşturma veya davada delil olarak kullanılamaz (CMK m. 253/20). Uzlaşma gerçekleşmezse dosya genel hükümlere göre devam eder. Uzlaşma sağlanıp edim bir defada yerine getirilirse soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturmada düşmeye karar verilir. İleri tarihli, taksitli veya sürekli edimlerde soruşturmada kamu davasının açılması ertelenir; kovuşturmada durma kararı verilir.
Uzlaşma teklifine cevap vermezsem ne olur?
Uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararınızı bildirmezseniz teklifi reddetmiş sayılırsınız (CMK m. 253/4). Teklif reddedilmiş olsa da taraflar, uzlaştıklarını gösteren belgeyle en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcılığına başvurabilir (CMK m. 253/16). Dava açıldıktan sonra suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması hâlinde, kanuni koşulları varsa dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir (CMK m. 254).
Savcılık seri muhakeme teklif etti, kabul etmezsem ne olur?
Teklifi kabul etmezseniz soruşturma genel hükümlere göre sürer; bu durum mutlaka dava açılacağı anlamına gelmez. Toplanan delillere göre iddianame veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı gündeme gelebilir. Seri muhakemeye özgü yarı oranındaki indirim genel yargılamada kendiliğinden uygulanmaz. Kabul beyanı ve usulün uygulanmasına ilişkin diğer belgeler, usul tamamlanamaz veya dosya genel soruşturmaya dönerse takip eden soruşturma ve kovuşturmada delil olarak kullanılamaz (CMK m. 250/10). Kabul, müdafi huzurunda yapılır; tercih, deliller ve olası yaptırımla birlikte değerlendirilir.
Basit yargılamada verilen karara itiraz edersem ne değişir?
Süresinde ve yetkili kişi tarafından yapılan itiraz üzerine, CMK m. 252’deki özel inceleme hâlleri dışında, başka bir asliye ceza mahkemesi veya kanunun belirlediği başka bir hâkim duruşma açarak genel hükümlere göre yargılama yapar. Önceki hükümle bağlı değildir. Sanığın itirazında basit yargılamaya özgü dörtte birlik indirim korunmaz; yalnız sanık dışındaki kişilerin itirazında indirim uygulanır. Yalnız yargılama gideri, vekâlet ücreti veya maddi hataya ilişkin itirazlar ise özel inceleme usulüne tabidir.
Sorunuz listede yok mu
Yazılı olarak sorabilir ya da ilk görüşmede doğrudan konuşabilirsiniz.

