Bu alanda ne yapıyoruz
İlamsız icra takibi, elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklının para alacağını tahsil için başvurduğu genel yoldur ve icra dosyalarının büyük bölümünü oluşturur. Büro bu alanda iki tarafta da çalışır: alacaklı adına takip talebinin hazırlanması, ödeme emrinin tebliği ve takibin kesinleştirilmesi; borçlu adına ise ödeme emrinin incelenmesi, itirazın süresi içinde ve doğru kapsamda yapılması, gerektiğinde menfi tespit davasının açılması.
Bu sayfa icra ve iflas hukuku ağacının alt konusudur. İtiraz sonrasında alacaklının başvurduğu yolları ayrı bir sayfada anlattık: itirazın iptali ve kaldırılması. Çek ve bonoya dayanan alacaklar için farklı bir takip yolu vardır: kambiyo senedine dayalı takip.
Takip hangi alacaklar için uygundur
Genel haciz yolu, kanuni istisnalar ve özel takip yolları saklı olmak üzere para veya teminat alacakları için kullanılabilir; alacağın bir belgeye dayanması şart değildir (İİK m. 42). Uygulamada sık karşılaşılan dosya tipleri şunlardır:
| Alacak | Dayanak | Not |
|---|---|---|
| Fatura ve cari hesap alacağı | Fatura, irsaliye, mutabakat | İtiraz halinde ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk devreye girer |
| Kira alacağı | Kira sözleşmesi | Tahliye talepli takip ayrı hükümlere tabidir (İİK m. 269) |
| Sözleşmeden doğan alacak | Adi yazılı sözleşme | Belgenin niteliği itiraz sonrası yolu belirler |
| Ödünç ve senetsiz alacak | Banka dekontu, yazışma | İspat yükü alacaklıdadır |
Takip talebinde alacağın miktarı, faiz başlangıcı ve oranı ile borçlunun kimlik ve adres bilgileri açıkça yazılır; eksiklik faiz kaybına yol açabilir. Yetkisiz icra dairesinde açılan takibe borçlu, itiraz süresi içinde yetki itirazında bulunabilir.
Ödeme emri ve yedi günlük süre
İcra dairesi, takip talebi üzerine borçluya ödeme emri gönderir. Ödeme emrinde borcun yedi gün içinde ödenmesi, aynı süre içinde itiraz edilebileceği, itiraz edilmez ve borç ödenmezse mal beyanında bulunulması gerektiği yazılıdır (İİK m. 60). Süre, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği günü izleyen günden itibaren işler; bu yüzden tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı dosyanın ilk incelenen konusudur.
İtiraz icra dairesine yapılır; sözlü veya yazılı olabilir (İİK m. 62). İtirazda sebep bildirmek zorunlu değildir; ancak bildirilmeyen sebepler itirazın kaldırılması aşamasında kural olarak ileri sürülemez (İİK m. 63). Alacağın bir kısmına itiraz ediliyorsa itiraz edilen miktar açıkça belirtilmelidir; belirtilmezse itiraz edilmemiş sayılır. Adi senetteki imzaya itiraz da ayrıca ve açıkça yapılmalıdır; aksi halde imza takip bakımından kabul edilmiş sayılır.
Süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur (İİK m. 66). Bu noktadan sonra alacaklı, elindeki belgeye göre icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını veya genel mahkemede itirazın iptalini ister.
Süre kaçırıldığında
Yedi günlük süre içinde itiraz edilmemişse ödeme emri kesinleşir ve alacaklı haciz talep edebilir. Borçlunun bu aşamada iki yolu vardır:
- Gecikmiş itiraz (İİK m. 65): Borçlu, kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememişse, engelin ortadan kalkmasından itibaren üç gün içinde icra mahkemesine başvurarak gecikmiş itirazda bulunabilir. Engelin belgelenmesi ve başvurunun paraya çevirme işlemi bitmeden yapılması gerekir; başvuru takibi kendiliğinden durdurmaz.
- Menfi tespit davası (İİK m. 72): Borçlu, borçlu olmadığının tespiti için genel mahkemede dava açabilir. Takipten önce açılan davada mahkeme, teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verebilir. Takip başladıktan sonra açılan dava ise takibi durdurmaz; mahkeme ancak teminat karşılığında icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verebilir.
Borç, takip kesinleştiği için ödenmiş ancak aslında borçlu olunmadığı düşünülüyorsa, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açılarak ödenen paranın geri alınması istenebilir (İİK m. 72).
Şikayet ile itirazın farkı
İtiraz borcun kendisine yöneliktir; şikayet ise icra dairesinin işlemine yöneliktir (İİK m. 16). Ödeme emrinin eksik düzenlenmesi, tebligatın usulsüz olması veya takip talebiyle ödeme emrinin uyuşmaması gibi hallerde icra işlemine karşı şikâyet değerlendirilir; kural olarak öğrenmeden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine başvurulur. Usulsüz tebligat şikâyeti, borca itirazın yerine geçmez; gerekiyorsa öğrenme tarihine göre itiraz da ayrıca yapılmalıdır. Kamu düzenine ilişkin aykırılıklarda şikayet süreye bağlı değildir. İki yolun karıştırılması, dosyada hem sürenin hem hakkın kaybına yol açabilir.
Çalışma biçimi
Alacaklı tarafında dosya, alacağın dayanağı ve borçlunun malvarlığı hakkında bilgiyle başlar; takip yolu ve talep kalemleri buna göre belirlenir. Borçlu tarafında ilk iş tebliğ tarihinin ve kalan sürenin tespitidir; itirazın kapsamı ve sebepleri, sonraki aşamada açılacak dava göz önünde tutularak yazılır. Büro İzmir Konak'ta olmakla birlikte dosyalar UYAP üzerinden izlenir.
Süreci ayrıntılı anlattığımız sayfa: Çalışma sürecimiz.
Bu alanda en çok sorulanlar
İcra takibi başlatmak için elimde belge olması şart mı?
Ödeme emri tebliğ edildi, itiraz için ne kadar süre var?
Yedi günlük süre kaçırıldıysa ne yapılabilir?
Borçlu itiraz ettikten sonra alacaklı ne yapabilir?
Sorunuz burada yoksaİletişim

