Bu alanda ne yapıyoruz
Borçlunun süresi içinde yaptığı itiraz takibi durdurur ve alacaklının önüne bir seçim koyar: elindeki belgeyle icra mahkemesine mi gidecek, yoksa genel mahkemede dava mı açacak. Büro bu aşamada alacaklı adına yolun seçilmesini, dava veya başvurunun hazırlanmasını ve yargılamanın yürütülmesini; borçlu adına ise itirazın savunulmasını ve haksız takibe karşı tazminat talebini yürütür.
Bu sayfa icra ve iflas hukuku ağacının alt konusudur ve ilamsız icra takibi ve itiraz sayfasının devamı niteliğindedir.
İki yolun karşılaştırması
| Başlık | İtirazın iptali (İİK m. 67) | İtirazın kaldırılması (İİK m. 68 ve 68/a) |
|---|---|---|
| Mahkeme | Genel mahkeme (asliye hukuk, ticaret, tüketici veya iş mahkemesi) | İcra mahkemesi |
| Süre | İtirazın tebliğinden itibaren bir yıl | İtirazın tebliğinden itibaren altı ay |
| Belge şartı | İİK m. 68 belgesi şart değil; genel ispat kuralları ve yazılı delil sınırları uygulanır | Var; yalnızca kanunda sayılan belgeler |
| Yargılama | Genel hükümlere göre; tanık ve bilirkişi dinlenebilir | Dar ve hızlı; belge üzerinden inceleme |
| Kararın niteliği | Maddi anlamda kesin hüküm | Kesin hüküm oluşturmaz; genel mahkemede dava açılabilir |
| Tazminat | Talep halinde yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatı | Talep halinde yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminat |
Seçim, belgeye göre yapılır. İmzası borçlu tarafından ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylanmış, borç ikrarı içeren bir senet ya da resmi dairelerin usulüne göre verdiği belge varsa icra mahkemesi yolu açıktır. Fatura ve cari hesap ekstresi tek başına kural olarak yeterli olmaz. Adi yazılı sözleşme ise içeriği ve imzanın ikrarı gibi koşullarla m. 68 belgesi olabilir; belgenin adı yerine niteliği değerlendirilir.
İtirazın iptali davası
Dava, itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamak için genel mahkemede açılır ve alacağın varlığı genel hükümlere göre tartışılır. Görevli mahkeme alacağın niteliğine göre değişir: ticari alacaklarda asliye ticaret, tüketici işlemlerinde tüketici, işçi alacaklarında iş mahkemesi. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari uyuşmazlıklarda, işçi alacaklarında, kira ilişkisinden kaynaklanan alacaklarda (6325 sayılı Kanun m. 18/B) ve tüketici mahkemesinin görev alanına giren uyuşmazlıklarda (6502 sayılı Kanun m. 73/A) dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır; Yargıtay bu şartı itirazın iptali davaları için de aramaktadır. Arabuluculukta geçen süre, bir yıllık sürenin hesabında dikkate alınmaz (6325 sayılı Kanun m. 18/A).
Davanın kabulü halinde itiraz iptal edilir ve takip kaldığı yerden devam eder. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu aleyhine, alacaklının talebi üzerine alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilir; Yargıtay uygulamasında bunun için alacağın likit, yani borçlu tarafından hesaplanabilir nitelikte olması aranır. Davanın reddi hâlinde takibin haksız ve kötü niyetli olduğu tespit edilir ve borçlu talep ederse aynı asgari oranda tazminat alacaklıya yükletilebilir.
İtirazın kesin ve geçici kaldırılması
İcra mahkemesindeki inceleme belgeyle sınırlıdır. Borçlu, borca itirazını yalnızca aynı nitelikte bir belgeyle (ödeme makbuzu, ibraname gibi) ispat edebilir; tanık dinlenmez. Kesin kaldırma kararıyla takip devam eder ve alacaklı haciz isteyebilir.
Borçlu, adi senetteki imzayı inkar etmişse yol itirazın geçici kaldırılmasıdır (İİK m. 68/a). İcra mahkemesi imzayı inceler; imzanın borçluya ait olduğu kanaatine varırsa itirazı geçici olarak kaldırır. Bu karar alacaklıya geçici haciz isteme imkanı verir; borçlu ise kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde genel mahkemede borçtan kurtulma davası açabilir (İİK m. 69). Bu dava için alacağın yüzde on beşi oranında teminat gösterilmesi gerekir; dava süresinde açılmazsa geçici kaldırma kesin kaldırmaya dönüşür. İmzasını haksız yere inkar eden borçlu aleyhine ayrıca tazminat ve para cezası gündeme gelir.
Süreler kaçırılırsa
Altı aylık süre geçtikten sonra icra mahkemesi yolu kapanır; ancak bir yıllık süre içinde itirazın iptali davası açılabilir. Bir yıl da geçmişse mevcut takip üzerinden itiraz kaldırılamaz; alacaklı, zamanaşımı süresi içinde olmak kaydıyla genel mahkemede alacak davası açabilir ; aynı alacak için yeni takiple önceki itirazın etkisi bertaraf edilemez.
Çalışma biçimi
Dosya, itiraz dilekçesi ve alacağın dayanağı belgelerle birlikte incelenir; belgenin İİK m. 68 kapsamına girip girmediği ilk görüşmede netleştirilir ve süre hesabı yapılır. Dava şartı arabuluculuk kapsamındaki alacaklarda başvuru, dava süresi gözetilerek planlanır. Borçlu tarafında ise itirazın kapsamı ve varsa ödeme belgeleri değerlendirilerek savunma buna göre kurulur.
Süreci ayrıntılı anlattığımız sayfa: Çalışma sürecimiz.
Bu alanda en çok sorulanlar
İtirazın iptali davası hangi mahkemede açılır?
İtirazın iptali davasından önce arabuluculuk zorunlu mu?
İcra inkar tazminatı nedir, kim ister?
İcra mahkemesi itirazın kaldırılması talebini reddederse alacak hakkı sona erer mi?
Sorunuz burada yoksaİletişim

