İCRA VE İFLAS HUKUKU

İtirazın İptali ve Kaldırılması

Borçlunun ödeme emrine itirazı takibi durdurur; alacaklının takibe devam edebilmesi için itirazı ortadan kaldırması gerekir. Bunun iki yolu vardır ve seçim, elde bulunan belgenin niteliğine göre yapılır: belge İİK m. 68'de sayılan türdense icra mahkemesinde altı ay içinde itirazın kaldırılması, değilse genel mahkemede bir yıl içinde itirazın iptali davası.

İlamsız takibe itiraz edilmesi halinde alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası (2004 sayılı İİK m. 67) veya altı ay içinde icra mahkemesinde itirazın kaldırılması (İİK m. 68) yoluna başvurabilir. İtirazın kesin kaldırılması kural olarak imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylanmış borç ikrarı içeren senet ya da resmi makamların usulüne göre verdiği belgelere dayanan alacaklarda mümkündür. Tazminat her ret veya kabulde otomatik değildir; talep yanında ilgili yolun koşulları, icra inkâr tazminatında alacağın likitliği ve alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatında kötü niyet gibi şartlar aranır.

Bu alanda ne yapıyoruz

Borçlunun süresi içinde yaptığı itiraz takibi durdurur ve alacaklının önüne bir seçim koyar: elindeki belgeyle icra mahkemesine mi gidecek, yoksa genel mahkemede dava mı açacak. Büro bu aşamada alacaklı adına yolun seçilmesini, dava veya başvurunun hazırlanmasını ve yargılamanın yürütülmesini; borçlu adına ise itirazın savunulmasını ve haksız takibe karşı tazminat talebini yürütür.

Bu sayfa icra ve iflas hukuku ağacının alt konusudur ve ilamsız icra takibi ve itiraz sayfasının devamı niteliğindedir.

İki yolun karşılaştırması

Başlık İtirazın iptali (İİK m. 67) İtirazın kaldırılması (İİK m. 68 ve 68/a)
Mahkeme Genel mahkeme (asliye hukuk, ticaret, tüketici veya iş mahkemesi) İcra mahkemesi
Süre İtirazın tebliğinden itibaren bir yıl İtirazın tebliğinden itibaren altı ay
Belge şartı İİK m. 68 belgesi şart değil; genel ispat kuralları ve yazılı delil sınırları uygulanır Var; yalnızca kanunda sayılan belgeler
Yargılama Genel hükümlere göre; tanık ve bilirkişi dinlenebilir Dar ve hızlı; belge üzerinden inceleme
Kararın niteliği Maddi anlamda kesin hüküm Kesin hüküm oluşturmaz; genel mahkemede dava açılabilir
Tazminat Talep halinde yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkar tazminatı Talep halinde yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminat

Seçim, belgeye göre yapılır. İmzası borçlu tarafından ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylanmış, borç ikrarı içeren bir senet ya da resmi dairelerin usulüne göre verdiği belge varsa icra mahkemesi yolu açıktır. Fatura ve cari hesap ekstresi tek başına kural olarak yeterli olmaz. Adi yazılı sözleşme ise içeriği ve imzanın ikrarı gibi koşullarla m. 68 belgesi olabilir; belgenin adı yerine niteliği değerlendirilir.

İtirazın iptali davası

Dava, itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamak için genel mahkemede açılır ve alacağın varlığı genel hükümlere göre tartışılır. Görevli mahkeme alacağın niteliğine göre değişir: ticari alacaklarda asliye ticaret, tüketici işlemlerinde tüketici, işçi alacaklarında iş mahkemesi. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari uyuşmazlıklarda, işçi alacaklarında, kira ilişkisinden kaynaklanan alacaklarda (6325 sayılı Kanun m. 18/B) ve tüketici mahkemesinin görev alanına giren uyuşmazlıklarda (6502 sayılı Kanun m. 73/A) dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır; Yargıtay bu şartı itirazın iptali davaları için de aramaktadır. Arabuluculukta geçen süre, bir yıllık sürenin hesabında dikkate alınmaz (6325 sayılı Kanun m. 18/A).

Davanın kabulü halinde itiraz iptal edilir ve takip kaldığı yerden devam eder. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu aleyhine, alacaklının talebi üzerine alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilir; Yargıtay uygulamasında bunun için alacağın likit, yani borçlu tarafından hesaplanabilir nitelikte olması aranır. Davanın reddi hâlinde takibin haksız ve kötü niyetli olduğu tespit edilir ve borçlu talep ederse aynı asgari oranda tazminat alacaklıya yükletilebilir.

İtirazın kesin ve geçici kaldırılması

İcra mahkemesindeki inceleme belgeyle sınırlıdır. Borçlu, borca itirazını yalnızca aynı nitelikte bir belgeyle (ödeme makbuzu, ibraname gibi) ispat edebilir; tanık dinlenmez. Kesin kaldırma kararıyla takip devam eder ve alacaklı haciz isteyebilir.

Borçlu, adi senetteki imzayı inkar etmişse yol itirazın geçici kaldırılmasıdır (İİK m. 68/a). İcra mahkemesi imzayı inceler; imzanın borçluya ait olduğu kanaatine varırsa itirazı geçici olarak kaldırır. Bu karar alacaklıya geçici haciz isteme imkanı verir; borçlu ise kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde genel mahkemede borçtan kurtulma davası açabilir (İİK m. 69). Bu dava için alacağın yüzde on beşi oranında teminat gösterilmesi gerekir; dava süresinde açılmazsa geçici kaldırma kesin kaldırmaya dönüşür. İmzasını haksız yere inkar eden borçlu aleyhine ayrıca tazminat ve para cezası gündeme gelir.

Süreler kaçırılırsa

Altı aylık süre geçtikten sonra icra mahkemesi yolu kapanır; ancak bir yıllık süre içinde itirazın iptali davası açılabilir. Bir yıl da geçmişse mevcut takip üzerinden itiraz kaldırılamaz; alacaklı, zamanaşımı süresi içinde olmak kaydıyla genel mahkemede alacak davası açabilir ; aynı alacak için yeni takiple önceki itirazın etkisi bertaraf edilemez.

Çalışma biçimi

Dosya, itiraz dilekçesi ve alacağın dayanağı belgelerle birlikte incelenir; belgenin İİK m. 68 kapsamına girip girmediği ilk görüşmede netleştirilir ve süre hesabı yapılır. Dava şartı arabuluculuk kapsamındaki alacaklarda başvuru, dava süresi gözetilerek planlanır. Borçlu tarafında ise itirazın kapsamı ve varsa ödeme belgeleri değerlendirilerek savunma buna göre kurulur.

Süreci ayrıntılı anlattığımız sayfa: Çalışma sürecimiz.

SIKÇA SORULANLAR

Bu alanda en çok sorulanlar

İtirazın iptali davası hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme alacağın niteliğine göre belirlenir: ticari davada asliye ticaret, tüketici uyuşmazlığında tüketici, iş ilişkisinde iş mahkemesi; kira ilişkisinden doğan alacaklarda sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Diğer taleplerde genel ve özel görev kuralları değerlendirilir. İtirazın iptali, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde istenir; dava şartı arabuluculuk ve sürenin durmasına ilişkin hükümler gözetilir.
İtirazın iptali davasından önce arabuluculuk zorunlu mu?
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari uyuşmazlıklarda, işçi alacaklarında, kira ilişkisinden kaynaklanan alacaklarda (6325 sayılı Kanun m. 18/B) ve tüketici mahkemesinin görev alanına giren uyuşmazlıklarda (6502 sayılı Kanun m. 73/A) dava şartı arabuluculuk, itirazın iptali davası için de aranır; bu şart yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar geçen süre, bir yıllık sürenin hesabında dikkate alınmaz (6325 sayılı Kanun m. 18/A). Alacağın hangi kapsama girdiği ilk incelemede belirlenir.
İcra inkar tazminatı nedir, kim ister?
İtirazın iptali davasında itirazının haksızlığına karar verilen borçlu aleyhine, alacaklının talebiyle hükmedilen ve alacağın yüzde yirmisinden az olamayan tazminattır (İİK m. 67). Yargıtay uygulamasında alacağın likit, yani borçlunun hesaplayabileceği nitelikte olması aranır. Davanın reddi halinde takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa aynı oranda tazminat borçlu lehine hükmedilebilir.
İcra mahkemesi itirazın kaldırılması talebini reddederse alacak hakkı sona erer mi?
Hayır. Kaldırma kararı maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Bir yıllık süre korunmuşsa itirazın iptali, koşullarına göre genel alacak davası değerlendirilebilir; ret kararı mevcut takibin hiçbir yolla sürdürülemeyeceği anlamına gelmez. Talebin esasa ilişkin nedenlerle reddinde, borçlunun talebi ve kanuni koşullarla tazminat gündeme gelebilir.

Sorunuz burada yoksaİletişim

BİLGİLENDİRME

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosya kendi belgeleri, tarihleri ve tarafları üzerinden değerlendirilir; buradaki genel açıklamalar somut olayınıza doğrudan uygulanamaz. Durumunuza özgü değerlendirme için ön görüşme talep edebilirsiniz.

Son güncelleme:

WhatsApp'tan yaz