Bir taşınmazın tapu kaydında hatalı ya da hukuka aykırı bir işlem bulunduğunu fark eden malik, dava açmak için önce hangi mahkemeye başvuracağını netleştirmek zorundadır. Yanlış mahkemede açılan bir tapu iptali ve tescil davası, esasa hiç girilmeden mahkemenin kendiliğinden gözettiği görev veya kesin yetki sorunu nedeniyle usul kararıyla sonuçlanabilir ve bu da zaman kaybına yol açar. Görev ve yetki, birbirine karıştırılan ama tamamen farklı iki usul kuralıdır.
Görev ve Yetki Arasındaki Fark
Görev, bir davaya hangi tür mahkemenin (asliye hukuk, sulh hukuk, asliye ticaret gibi) bakacağını belirler. Yetki ise, o tür mahkemelerden hangi yerdeki mahkemenin davaya bakacağını belirler. Görevde talebin dayandığı hukuki ilişki ve özel kanun hükümleri; yetkide ise talebin ayni veya şahsi niteliği belirleyicidir.
Genel Görev Kuralı ve Özel Mahkemeler
Tapu iptali ve tescil davalarında genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Ancak tüketici işleminden, aile hukukundan veya kadastro tespitinden doğan uyuşmazlıklarda özel görev kuralları uygulanabilir. İmar veya parselasyon işleminin iptali ise idari yargının konusudur; buna bağlı tapu talebiyle aynı yargısal işlem değildir.
Yetkili Mahkeme: Taşınmazın Bulunduğu Yer
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 12. maddesi, taşınmazın aynına (mülkiyetine, sınırlı ayni haklarına) ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesini kesin yetkili kılmıştır. Bu kural şu anlama gelir:
- Davalının yerleşim yeri neresi olursa olsun, dava taşınmazın bulunduğu yerde açılmalıdır.
- Taraflar aralarında anlaşarak başka bir yer mahkemesini yetkili kılamaz; kesin yetki kuralları sözleşmeyle değiştirilemez.
- Mahkeme, yetkisizliği kendiliğinden (davalının itirazı olmasa dahi) her aşamada gözetir.
- Yanlış yerde açılan dava, yetkisizlik kararıyla sonuçlanır ve dosya ancak HMK m.20 uyarınca süresinde gönderme talebi üzerine yetkili mahkemeye gönderilir; bu da zaman kaybı demektir.
Taşınmaz Birden Fazla Yerde veya Birden Fazla Taşınmaza İlişkinse
Dava birden çok taşınmaza ilişkinse HMK m.12/3 uyarınca taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde diğerleri hakkında da açılabilir. Görev ve taleplerin birlikte ileri sürülmesine ilişkin usul koşulları ayrıca gözetilir.
Görev ve Yetki Hatalarının Sonuçları
| Hata | Sonuç |
|---|---|
| Özel görev kuralları gözetilmeden yanlış mahkemede dava | Görevsizlik kararı |
| Kesin yetkili taşınmaz yeri mahkemesi dışında dava | Yetkisizlik kararı |
| Karardan sonra süresinde gönderme talep edilmemesi | Davanın açılmamış sayılması |
Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra dosyanın gönderilmesi için taraflardan biri HMK m.20’deki başlangıca göre iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurmalıdır. Karar verildiğinde kesin ise tebliğ; kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmişse kesinleşme; kanun yolu reddedilmişse ret kararının tebliğ tarihi esas alınır. Talep edilmezse dava açılmamış sayılır. Süresinde gönderilen dosyada yargılamaya görevli veya yetkili mahkemede devam edilir.
Dava Dilekçesi Hazırlanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Dava dilekçesinde taşınmazın tapu kaydındaki bilgileri (il, ilçe, mahalle, ada, parsel) eksiksiz belirtilmelidir; bu bilgiler hem yetkili mahkemenin tespiti hem de icra aşamasında tapu müdürlüğüne yazılacak müzekkere için gereklidir. Taşınmazın bulunduğu yer ile davacının veya davalının ikametgahının farklı şehirlerde olması, yetki kuralını değiştirmez; kesin yetki taşınmazın konumuna göre belirlenir.
Her Taşınmaz Uyuşmazlığı Ayni Dava Değildir
Taşınmazla ilgili her dava taşınmazın aynına ilişkin değildir. Tek başına ecrimisil talebi şahsi alacak niteliğindedir ve HMK m.12’deki kesin yetkiye tabi değildir. Ayni bir taleple birlikte ileri sürülmesi hâlinde ise taleplerin niteliği ve birlikte görülme koşulları ayrıca değerlendirilir. Ortaklığın giderilmesi ve ayni hakka dayalı el atmanın önlenmesi gibi taleplerde ise taşınmaz yeri kesin yetkisi ayrıca gözetilir.
Yetki İtirazı Nasıl İleri Sürülür
Davalı, kesin yetki kuralına aykırı açılmış bir davada yetkisizlik itirazını cevap dilekçesinde ileri sürebilir; ancak kesin yetki söz konusu olduğunda mahkeme bu hususu davalının itirazı olmasa dahi kendiliğinden gözetmek zorundadır. Bu nedenle davacı tarafından dava açılırken taşınmazın bulunduğu yerin doğru tespit edilmesi, yalnızca davalının itirazını önlemek için değil, davanın mahkemece re'sen incelenmesi ihtimaline karşı da önemlidir. Taşınmazın hangi ilçe veya mahkeme yargı çevresinde bulunduğu tapu kaydındaki adresten değil, güncel idari sınırlardan teyit edilmelidir; idari sınır değişiklikleri zaman zaman bir taşınmazın hangi mahkemenin yargı çevresinde kaldığını değiştirebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Davalı yurt dışında yaşıyorsa yetkili mahkeme değişir mi? Hayır. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda kesin yetki taşınmazın bulunduğu yere göre belirlenir; davalının yerleşim yeri, ikamet ettiği ülke bu kuralı etkilemez.
Taraflar sözleşmeyle farklı bir mahkemeyi yetkili kılabilir mi? Hayır. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda yetki kesindir ve sözleşmeyle değiştirilemez; bu tür bir yetki sözleşmesi hukuken geçersiz sayılır.
Yanlış mahkemede açılan dava süre kaybına yol açar mı? Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra dosyanın gönderilmesi için taraflardan biri HMK m.20’deki başlangıca göre iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurmalıdır. Karar verildiğinde kesin ise tebliğ; kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmişse kesinleşme; kanun yolu reddedilmişse ret kararının tebliğ tarihi esas alınır. Talep edilmezse dava açılmamış sayılır. Süresinde gönderilen dosyada yargılamaya görevli veya yetkili mahkemede devam edilir.
Tapu iptali davasıyla birlikte tazminat talebi de aynı mahkemede görülebilir mi? Tapu iptaliyle bağlantılı taleplerin aynı davada görülüp görülemeyeceği, talebin niteliğine göre değişir; bu husus dosyanın somut koşullarına göre değerlendirilmelidir.
Taşınmaz hangi mahkemenin yargı çevresinde kaldığı belirsizse ne yapılır? Bu durumda taşınmazın bağlı bulunduğu tapu müdürlüğünden veya ilgili adliyeden güncel yargı çevresi teyit edilmeli, dava bu bilgiye göre açılmalıdır. Belirsizlik davanın yetkisizlik itirazıyla karşılaşma riskini artırır.
Kaynaklar
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 12 (Taşınmazın aynına ilişkin davalarda kesin yetki)
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu, görev kurallarına ilişkin genel hükümler
- Türk Medeni Kanunu, tapu sicili ve mülkiyete ilişkin genel hükümler
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosya kendi belgeleri üzerinden değerlendirilir. Uzmanlık alanı sayfası için Tapu İptali ve Tescil sayfasını, dava süresince taşınmazın devrini önlemeye yönelik tedbir için tapu kaydına ihtiyati tedbir yazısını inceleyebilirsiniz. Miras yoluyla intikal eden taşınmazlarda muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali için Muris Muvazaası sayfasına da bakabilirsiniz.
İlgili mevzuat ve karar bağlantıları
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olayınız için, belgeleriniz incelenmeden değerlendirme yapılamaz. Konunun bağlı olduğu çalışma alanı: Tapu İptali ve Tescil Davası.

