Miras bırakan, hayattayken mal varlığının önemli bir kısmını tek bir çocuğuna devretmiş ya da vasiyetnameyle üçüncü bir kişiyi mirasçı atamış olabilir. Diğer mirasçılar terekenin paylaşımı sırasında ellerine kanunun güvence altına aldığı payın geçmediğini fark ettiğinde, önce hangi hakka sahip olduklarını, sonra bu hakkı hangi süre içinde kullanabileceklerini bilmeleri gerekir. Bu iki soru saklı pay ve tenkis davası kurumunun konusudur.
Saklı Pay Nedir, Kimler Saklı Paylı Mirasçıdır
Saklı pay, miras bırakanın ölüme bağlı tasarruflarla (vasiyetname, miras sözleşmesi) veya sağlararası kazandırmalarla dokunamayacağı, kanunun belirli mirasçılara ayırdığı asgari miras payıdır. TMK'nın 506 ncı maddesi saklı pay oranlarını yasal miras payı üzerinden şöyle belirler:
| Saklı paylı mirasçı | Saklı pay oranı |
|---|---|
| Altsoy (çocuklar, torunlar) | Yasal miras payının yarısı |
| Ana ve babadan her biri | Yasal miras payının dörtte biri |
| Sağ kalan eş (altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçıysa) | Yasal miras payının tamamı |
| Sağ kalan eş (diğer hâllerde) | Yasal miras payının dörtte üçü |
2007 yılında yapılan değişiklikle kardeşlerin saklı payı kaldırılmıştır. Bu değişiklikten sonraki ölümlerde kardeşler yasal mirasçı olsalar da saklı paylı mirasçı sayılmaz; daha eski tarihli ölümlerde ölüm tarihinde uygulanacak hukuk gözetilir. Aile ve miras hukuku kapsamındaki diğer mirasçılık sorularında da aynı ayrım göz önünde tutulmalıdır.
Tasarruf Edilebilir Kısım Nasıl Hesaplanır
Miras bırakanın serbestçe tasarruf edebileceği kısmı bulmak için önce net tereke belirlenir. TMK m.507 uyarınca tereke, miras bırakanın ölümü günündeki durumuna göre değerlenir; bu değerden miras bırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri ile miras bırakanla birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kişilerin üç aylık geçim giderleri düşülür. TMK m.508'e göre, miras bırakanın tenkise tabi sağlararası karşılıksız kazandırmaları da bu hesaba, tasarruf edilebilir kısmın belirlenmesi amacıyla terekeye hesaben eklenir. Böylece hem vasiyetnameyle yapılan kazandırmalar hem de sağlığında yapılıp saklı payı zedeleyen bağışlar aynı hesabın içine girer; tenkis davasında mahkeme çoğu zaman bu hesabı yapmak için bilirkişi incelemesine başvurur.
Sağlığında Yapılan Tasarruflarla Saklı Pay Nasıl İhlal Edilir
Uygulamada en çok karşılaşılan durum, miras bırakanın ölmeden önce yaptığı devirlerdir. TMK m.565, aşağıdaki sağlararası kazandırmaların da ölüme bağlı tasarruflar gibi tenkise tabi olduğunu düzenler:
- Mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapılan kazandırmalar, geri verilmemek kaydıyla altsoya yapılan malvarlığı devri veya borçtan kurtarma, ya da alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi
- Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi amacıyla yapılan kazandırmalar
- Miras bırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ve ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilenler dışında yaptığı bağışlamalar
- Miras bırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açıkça anlaşılan kazandırmalar
Bu tür bir devrin gerçek satış mı yoksa saklı payı boşa çıkarmaya yönelik bir kazandırma mı olduğu tartışmalıysa, ayrıca muris muvazaası hükümleri gündeme gelebilir; tenkis ve muvazaa iddiaları farklı hukuki sebeplere dayandığından somut olayda hangi yolun izleneceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Tenkis Davası Kime Karşı ve Nerede Açılır
TMK m.560'a göre, saklı payının karşılığını alamayan mirasçı, miras bırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarrufların tenkisini dava edebilir. Tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar önce ölüme bağlı tasarruflardan, bunlar yetmezse en yeni tarihli olandan başlayarak sağlararası kazandırmalardan yapılır. Ölüme bağlı kazandırmalarda kural orantılı tenkistir; saklı paylı lehtarın kendi saklı payı korunur. Kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan kazandırmalar en son sırada tenkis edilir.
Dava, kazandırmadan yararlanan kişiye; bu kişi ölmüşse mirasçılarına yöneltilir. Tenkis davasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi; kesin yetkili mahkeme miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Terekenin paylaşılması aşamasındaki bağlantılı uyuşmazlıklar mirasın paylaşılması ve tereke kapsamında ayrıca değerlendirilir.
Tenkis Davasının Süresi: Hak Düşürücü Süre - Zamanaşımı Ayrımı
TMK m.571, tenkis davası açma hakkının, mirasçının saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmesiyle düşeceğini düzenler. Bir tasarrufun iptali önceki bir tasarrufun yürürlüğe girmesini sağlıyorsa, bu süreler iptal kararının kesinleştiği tarihte işlemeye başlar.
Bu süreler hak düşürücü olup mahkemece kendiliğinden gözetilir. Zamanaşımının durması ve kesilmesine ilişkin genel kurallar aynen uygulanmaz; ancak arabuluculuk sürecinde geçen zamanın hesaba katılmaması gibi özel kanun hükümleri saklıdır. İhtiyari arabuluculukta yalnız başvuru yapılması ile kanundaki anlamda sürecin başlaması aynı şey değildir. Buna karşılık tenkis iddiası, başka bir davada savunma (def’i) olarak süreyle sınırlı olmaksızın ileri sürülebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Mirası kabul etmeden tenkis davası açabilir miyim? Miras kural olarak ölümle kendiliğinden kazanılır; ayrıca kabul beyanı gerekmez. Tenkis talebi için saklı paylı mirasçı sıfatı ve saklı payın zedelenmesi aranır. Miras geçerli biçimde reddedilmişse tenkis talebi için gereken mirasçılık sıfatı ayrıca değerlendirilmelidir.
Vasiyetnameyi hiç öğrenmedim, süre nasıl işler? Bir yıllık süre, saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten başlar; öğrenme gerçekleşmese bile on yıllık üst sınır, vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren işlemeye devam eder ve bu süre geçtikten sonra dava hakkı kural olarak düşer.
Kardeşim saklı paylı mirasçı sayılır mı? 2007 değişikliğinden sonraki ölümlerde kardeşler yasal mirasçı olsalar da saklı paylı mirasçı değildir. Eski tarihli ölümlerde ise ölüm tarihinde uygulanacak hukuk incelenir.
Tenkis davasıyla tapu iptali davası aynı şey midir? Hayır, ikisi farklı hukuki sebeplere dayanır. Tenkis, saklı payı aşan bir tasarrufun kısmen etkisiz kılınmasını sağlarken, tapu iptali ve tescil davaları farklı hukuki sebeplerle (örneğin muvazaa, ehliyetsizlik) açılabilir. Hangi davanın somut olaya uygun düştüğü ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 506 (saklı pay oranları)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 507-508 (tasarruf edilebilir kısmın hesabı)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 560-562 (tenkis davasının konusu ve tarafları)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 565 (sağlararası kazandırmaların tenkise tabi olması)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 571 (hak düşürücü süreler)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 576 (açılma yeri ve yetkili mahkeme)
İlgili mevzuat ve karar bağlantıları
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olayınız için, belgeleriniz incelenmeden değerlendirme yapılamaz. Konunun bağlı olduğu çalışma alanı: Saklı Pay ve Tenkis Davası.
